
İŞTE ÖYLE BİR EV...
Apartmanın kapısından giriyorsunuz, Hayalet Avcıları'nın dönüşüm esnasında kullandığı asasnsöre binip en üst kata çıkıyorsunuz... Kapılar açılıyor sarı bir kapı karşılıyor koridorda sizi, diğer kapıların hepsi suratsız siyah ve parlak özel bir davete gelmiş gibiler... Ama o kapı alelade bir elbise geçirmiş üstüne, umurunda değil davet...
Sarı kapıyı aralıyoruz karşımızda Fransız tarzı pencereler, stor perdeler... Deniz önündeki blokların arasından bütün pencerelere selam veriyor... Sola dönüyoruz mutfak karşılıyor bizi, henüz yenilmemiş yemeklerin çatal bıçak seslerinin, tezgahın kirli tabaklarla dolu görüntüleri geçiyor gözlerimin önünden, belli ki güzel bir akşam geçirmişiz diyorum içimden...
Ardından ilerliyoruz, girişteki sarı kapının bir yanında beyaz bir portmanto, diğer yanında yine aynı beyaz dişlerini gösteren bir malzeme dolabı...
Dar alanda her şey duvarlara gizlenmiş bir yandaki odaya seğirtiyorum, çeşitli bölmelere ayrılmış duvardan duvara uykusu gelmişçesine gerinen gri gömleğinin içinde beyaz vücuduyla duran bir gömme dolap...
Sahibine şöyle bir sırıtıp, tutuyoruz! narası atıyoruz...NaKHaR



