01 Nisan 2007




AİLEDE BİRİLERİ BİLİYOR - 5

ORTANCA ABLAM


(Ortanca ablam genelde sana bir şey soracağım ama bana gerçeği söyleyeceksin diye binbir türlü yeminle garantiye alır kendine göre işini :) Evde sürekli gaykedi'nin bana gönderdiği bütün mesajları günü gününe yazdığım bir defter vardı ileride anı olsun niyetine... evdeyiz Annem, Ablam ben...)

- "Sana birşey soracağım bana doğruyu söyleyeceksin..."
(Zamanı geldi diye düşündüm eteğimdeki taşları dökecektim sonunda.. ailede herkesin büyük sırları vardır, ve ben bu sırları biliyordum o yüzden kimsenin benim sırrıma laf uzatmasını kaldıramazdım neyse)

- "Ok gerçeği söyleyeceğim... soracağın şeyi biliyorum diyerek"


-
 "Eşcinsel misin?"
(O sırada annem can havliyle atladı konuşmaya)
- "Yok öyle bir şey yengesi isim takmış benim oğ.."

- "Anne bir saniye yaa! Neyi kimden gizleyeceğim, Evet! Eşcinselim, ne olacak"

(dedikten sonra genel sorularla öğrenmek istediklerini öğrendi ve fotoğraflarını gösterdim, beğendiler de! ama içinde çok büyük yara yapmış olacak ki mesajları yazdığım defterlerin hepsini yırtıp atmış, sırf bu yüzden 4 ay eve adım atmadım +3 ay da konuşmadım toplam yedi ay, sonra ki yaptığımız tüm kavgalarda açıkça söylenmese de gay olmam problemdi... şimdilerde iyi eski durumuna döndü ilişkimiz, evdeki herkes neyin ne olduğunu biliyor vaziyette ve kimsenin umrunda değil ya da öyle görünüyorlar bilemiyorum...) N

11 yorum:

İçimdeki Ayı dedi ki...

Herşey klasik bir film gibidir aslında oluş biçimiyle. Ama farklı farklı sonlar vardır, hoş topu topu 3 son.

Başlangıçta herşey aynıdır. Aile direk veya dolaylı yoldan bir şekilde ögrenir kızının veya oglunun eşcinsel oldugunu. Ve çok gecikmeden ilk tepki verilmiş olur "TERSLEME" "KABULLENEMEME" ardından bir sessizlik ve aile ya bitirmiştir oluşu burda dolayısıyla kopmuştur birşeyler yada kapanmıştır perde 2. sahne için.

2. sahneye gelindiginde (ki gelebildiyse) aile artık bazı şeyleri kabullenmiş görünmektedir. Ancak burda da içten içe başlar düşünceler, ki aileye göre en önemlisi belki de aktif mi? pasif mi? dir sorusudur. Bir şekilde bu ve bunkar da geçer zamanla...

Son perde de ise benimsemiş veya alışmış aile vardır.

Dilerim gerçege alışmdan degilde benimsemeden dolayıdır yaşadıgın bu sessizlik...

-----------------------------------

Kendi filmi henüz çekilmemiş birinden selamlar...

NaKHaR dedi ki...

içimdeki ayı;

Bildiğim kadarıyla ve hissettiğim benimsemekten çok gerçeğe alışmaktı ortanca ablamın yaptığı...

benimsemek olsa arada bir konuşma olurdu bu konu üzerine ama pek önemsemiyorum çünkü ortanca ablamın ve büyük abimin yapısı çok farklıdır kendi mantalitesi dışında düşünmek istemezler...

benim yaptığım aileden birine açılmak oldu ve ardı çorap söküğü gibi geldi önce başkasından duyulduğunda bu tür şeyler pek inandırıcı gelmiyor ve gerçek olması durumunda ne gibi tepki verileceği düşünülmeye başlanıyor...

o andaki tavrım ve kendime olan güvenimin de onları olumlu yönde etkilediğin düşünüyorum...

Esther dedi ki...

Oğlum olursa ilerde (varsayımlar üzerine konuşmaya bayılırım) ve "anne ben eşcinselim" derse, tek korkum ona zarar verebilecek sapıklar olurdu... ama tıpkı "kötü yola düşmesinden sakındığınız, tecavüze falan uğrar diye endişelenip "kızım erken gel, ısssız yerlerden geçme" diye tembihlediğiniz kız evladınız için nasıl korkuyorsanız aynen öyle korkardım...Birde homofobik manyakların ona zarar vermesinden korkardım... Ama bir çok aile "neden oğlum normal değil, taş fırın erkek değil, neden bir gelin getiremeyecek, erkeklere mi veriyor bu utançla yaşayamam" gibi düşünüp, kendi çocukları için çizdikleri hayata aykırı birşey gördükleri için üzülmekteler.. çocuklarının onların istediği gibi yaşamak zorunda olmadığını bilmiyorlar.

Ben çocuğumun erkek arkadaşlarını, girdiği çıktığı çevreleri araştırmak dışında hiçbir sıkı tutum sergilemezdim.. benimle birçok şey paylaşması için çok ama çok anlayışlı bir anne olmaya çalışırdım... Ki çocuğunuz (kız/erkek) ister eşcinsel olsun ister heteroseksüel olsun zaten yapmanız gereken en doğru şey bu olurdu...

Sonuçta oğlumun bir erkeğe aşık olmasına kızmamı gerektirecek bir sebep görmüyorum ben hiçbir zaman. çünkü ben "normaller ve eşcinseller" gibi bir ayrım yapmıyorum... "zıtcinsel ve eşcinseller" i tercih ediyorum ikiside normal kısacası :D

NaKHaR dedi ki...

doğru söze ne denir?
hiç birşey :)

Adsız dedi ki...

Bunların hepsi geçecek sevgili Nakharcım,
kabullenmemeleri gibi bir şey söz konusu olmuyor hiçbirzaman. önce kendi hayatları içinde oturtacak bir yer bulamıyorlar, heteroseksüel kümelerini çatlatmış olmamızın şokuyla normal dedikleri heteroseksüel yaşama geçiş yapmamızı istiyorlar ve eşcinsellik konusunda bilinçlenmeye başlıyorlar "normale" döndürebilmek için bizi, ipucu ararken birden kabulleniyorlar kaynakları iyiyse.;)

7.oda dedi ki...

ailelerimizin, onların onaylamayacağı bir yolu seçtiğimizde verdiği tepkiler "içimizdeki ayı"nın da dediği gibi hemen hemen aynı..
sizin kadar büyük olmasa da, ben de kendim ve ailem için büyük sorunlar yaşadım.. boşanma.. sülalesinde hiç kimsenin boşanmadığı büyük bir aile bu. ve bir kızım var. 4 yıl önce savaşımı ilk başlattığımda yüzlerine "ben mutsuzum" diye haykırmıştım "ben mutsuzum ve boşanmak istiyorum".. o zamanlar kızım 3 yaşında. günler süren tartışmalar sonucu durum: kocam ve ailem birleşip resti çektiler: ya kızımı alıp gidecektim ya da paşa paşa evliliği devam ettirecektim. türk filmi çevirmiyoruz ya. 3 yaşında bir kızla yollara dökülemiyor insan parasız. yalnız olsam çok daha farklı olurdu. sonuç: kaldım. aradan 4 yıl geçti. 4 koca yıl.. herşey daha berbat herşey daha katlanılmaz hale geldi. ama ben daha önce bir savaş açıp yenilmiş bir kadın olarak hiç bir şey yapmaya bile kalkışamıyordum. korkmuştum sinmiştim pes etmiştim. bir arkadaşım dedi ki bir gün: uçurum düşündüğün kadar büyük değil. atla ve geç !! ve sonra yine demişti ki: ne zaman istersen kızını al gel, burada bir evin var, dilediğin kadar kalabilirsin. işte buymuş beklediğim şey.. ayağa kalktım ve savaşı başlattım. (kasım 2006) ve önce aynı sizin aileniz gibi tepkilerle uğraştım. kabullenememe, hasta olma, çevre ne diyecek sendromlarını yaşama vs.. sonra uzun bir sessizlik dönemi geçiyor.. sanki yaşanılanlar yokmuş gibi .. sessizliğin ardından yoksayma dönemi geliyor ve en başa dönülüyor.. nedenler sorgulamalar.. sonra siz "bir ailenin, çocuğu ne yaparsa yapsın arkasında olması gerektiğini, onlara göre yanlış bir yola girse bile" haykırırsınız.. işte bu aşama tehlikeli.. kabullenmiş gibi görünüp hayatınızı çaktırmadan yönlendirmeye çalışırlar.. burda bütün iş size düşer.. işte aslında ne kadar güçlü olduğunuz bu dönemde ortaya çıkar.. onlar şu an güçsüzler.. siz yaraladınız çünkü hepsini. şu an onlar kan kaybediyor. eğer güçlüyseniz yaşanılanları lehinize çevirirsiniz.. onlara nakhar ın yıllardır tanıdıkları kişi olduğunu; yani siz itiraf etmeden önce onların gözündeki nakhar ile şimdiki nakhar ın aynı kişi olduğunu, sadece artık ortada sır kalmadığını göstermek için sakin sabırlı ve kararlı olmalısınız.. ki okuduklarımdan böyle biri olduğunuzu da görüyorum..
ben ilkinde pes ettiğim bir savaşı yeni verdim. 4 yıl gerçekten uzun ve yıpratıcıydı.. çok şeyimi kaybettim.. hayat beklemiyormuş. ne yazık ki o zaman yeteri kadar güçlü olup tüm bunları görememişim..
siz güçlüsünüz.. bol şans..

deryik dedi ki...

burda dünyanın dört bi yanından gelen (şaka değil 55 ülke) insanla okuyorum. erkek eşcinselliği hep daha bi orta plandadır ya (zira daha çok tepki çekmesi bile daha çok konuşulması anlamına geliyor), kadın eşcinselliği de var yahu.
burda 5 kişilik arkadaş grubumun 2si biseksüel biri lezbiyen. bize açılana kadar arpacı kumrusu gibi düşünüp durdular, tepkimizi bilememişler... "saçmalamayın yahu konuşun anlatın" dedik de, biraz öyle gevşediler. şimdi gayet rahatlar. he/she dememek için "this person"la hikaye anlattıkları günlere gülüyoruz.

yani diyeceğim, kadın erkek, türkiye yurtdışı fark etmiyor. aileden destek almak, kabullenilmesi reddedilmesi de... hali hazırda işte hop dünyanın diğer ucundan birine "ben aşık oldum napıcam" diye ağlamak istediğinde insan, bi omuz bulabiliyorsa ne güzel. gerisi hikaye biraz yahu.

ya da zamanla...

fendalinka dedi ki...

burdan sesleniyorummmm!!!

ben heteroseksüelimde noooldu??? =))))

yedim tekmeyi musait olmayan yerlerime...

yani açın önünü otanca ablası!!!!

NaKHaR dedi ki...

Kiminin hikayesine kaptırdım kendimi, ağladım!

kiminin isyanına kulak verdim, imrendim!

herkesi izledim, herkesin sırrını öğrendim, en sonunda kendi sırrımı açıkladığımda... beklediğim yanıtlara bir bir ve hiç çekinmeden karşılık verdim!

istemeden dahi olsa susmuk zorunda bıraktım hepsini

aSLı dedi ki...

Nakharcım hikayenin bu kısmını ve gelen yorumları okuyunca aklıma anneannecim geldi.. Küçükken annem çalıştığı için onla(anneannişim) geçirmem gereken zamanlarda birşeyi "istememe" yönünde fikir belirtmek gibi bir şansım yoktu..
-İç kuzum bak bu çok güzel seni kocaman yapacak..
-Ye kuzum benim, ben senden başka kimseye yapmam sana pişirdim bu yemeği..
-Gel kuzum akşam oldu ben yalnız kalırım evde..
Aslında hiçbir konuda fikrimi beyan etmekten çekinmeyen ben; anneannecim karşısında oyun hamuruna dönüyordum..
Geçenlerde teyzemle konuşurken "nane çayı"nı sevdiğimi söylediğimde pek kimsenin sevmeyeceğini söylemesinin ardından kulaklarım çınladı "iç kuzum..."
Nedense bizim bir birey olabileceğimize inanmak istemiyorlar.. Ya da ufacıkken bizle "oyuncak" gibi oynamaya alıştıklarından; sonra egemenliğimizi ilan etmek istediğimizde bu düşünceye inanmaktansa onların minik oyuncakarı olarak kalmamızı tercih ediyorlar...

EnginFiroll dedi ki...

Seni tebrik ediyorum.hERKES senin kadar güçlü değil.Yaraların içeride ve içeriden kabuk bağlıyor;biliyorum...söyleyemediklerimle susuyorum...