13 Mart 2010




ÖLÜMLERİM KALIMLARIM - II




Her ölüm erkendir biraz, ama bu kez çok erkendi...

Geçirdiği trafik kazasında dümdüz olan arabadan burnu bile kanamadan kurtuldu, ama Tanrının işaretini göremedi...

Geçtiğimiz günlerde bir gazetenin 3. sayfasında 3 satırlık bir haber oluverdi sonunda, kendi seçtiği, deneyenleri mutlak ölüme ulaştıran bir seçimle, intihar etti... Hala bir şaka diyorum çaresizce...

Her ölüm erkendir biraz... Umarım bedeninin ulaşamadığı mutluluğa ruhun ulaşmıştır... NaKHaR

07 Mart 2010




O GİTMEDEN...


Bir ziyaretimde demiştim; "O kadın bana lazım, lütfen çağırma yanına" dinlemişti beni... Kadının "gel, seni özledim" temalı rüyaları bitmişti...

Yalnızdı, yorgundu uğraşları elişi, temizlik, kadın programları, komşularla hoşbeşten başka birşey değildi... Yediğine içtiğine dikkat etmez, ani hareketlerle bedenini zorlardı hep... Sorardım "iyiyim" derdi...

Bel fıtığı için gittiği hastaneden elinde, çok farklı tellerden çalan hastalıkların, reçeteleri ve ilaçlarıyla geri döndü... 

Endişeliyim...

O gittiğinde, kalan tek kanadım da kırılıyor...NaKHaR - (Annem'e)

01 Mart 2010




KANAAT



İşe başlayalı 2. hafta doldu bugün, o kadar zaman bekledikten sonra pasımı hızla atıyorum, iş yerinde oluşan sosyal yapı ne kadar iyi olursa insanın verimi o kadar artıyor, beklememe deydi nitekim, yapabileceğim bir işe, hoş muhabbetin tellerinde dolaşan muhabbet kuşlarından oluşan bir grup iş arkadaşıyla gün günden güzel geçiyor...

Gaykedi de rahat bir nefes aldı benim kıvranmalarımın bittiğini görünce, Tanrı işini bilir...

Bir arkadaşımın annesi TV'de izlediği bir psikoloji programından sonra acıyarak: "Kızım sen hiç depresyona giremezmişsin, sürekli kendine telkinde bulunan insanlar depresyona giremezmiş." demiş... Düşündümde harbiden ben hiç depresyona girmemişim, sadece ergenlik dönemindeki o kabul sürecimde zoraki birkaç antidepresan...

Ne diyecektim? Ha! İşe başladıktan sonra üç beş firmadan mail aldım "sizinle çalışmak istiyoruz" temalı, sınanıyorum deyip teşekkür ediyorum... Böylesi çok daha iyi, kararsız kalıyorsanız elinizdekilere kanaat etmeye çalışın derim ben...NaKHaR

16 Şubat 2010




OTUZ YEDİ DERECE



Aklım dağılır, ben olurum!
Gidiş gelişlerim,
İçimden yeni hücreler doğurur...
Kalbim kaynar o vakit!
Vücudum kan ter içinde,
Terimden yeni bir can peydah olur...
Evirir çeviririm de önümdeki resmini hayalimin,
Bilemem ne getirir,
Tanrı'nın kaderimdeki eli...

Aklım dağılır, ben olurum!
Otuz yedi derecede.
Nefes nefese,
Titrerim, içim akar!
Getirebilmek için yaşam suyumu
Mumlar yakmalı zıhnimde
Ruhumun karanlık oyunu...

Aklım dağılır, ben olurum!
Tüm saatler sustuğunda
Köşeli bir zevk düşer kasıklarıma
Tangır tungur
Akarken ben sana doğru...NaKHaR



VAZ-CAYDIM-GEÇTİM



İnsan olarak isteklerimiz çok önemli, bunu hepimiz biliyor, bu istekler doğrultusunda hayatımızı, bize sunulan imkanlar dahilinde, yönetmeye çalışıyoruz... Bunun yanında eş dost ve diğer tanıdıklarımızın hayatı hakkında söz hakkı sanıyoruz kendimizi, onların hayatına etki edebiliyoruz fakat, kimse kimsenin kuklası olmuyor, yalnızca fedakarlığı ve özveriyi biraz abartanlar oluyor gerçekten düşünüldüğü vakit...

İnsanız, isteklerimiz var ve olacak da elbet, bazı istekler üzerinde haddinden fazla direttiğimizde ve karşılığında başarısızlık gördüğümüzde farkediyoruz ki aslında arada bir vazgeçmek gerekiyor, ama arada bir, her zaman değil...

Şimdiye kadar elde ettiklerim, elde etmek için bütün gücümle diretmelerimin ürünü, kimi zaman savaşmak olarak algıladığım bir olmayacak duaya amin deme, gerçekleşmeyecek hayalin peşinden koşma durumu...

Bir şeylerden gerçekten vazgeçtiğimde, ortaya nasıl bir enerji çıkıyorsa vazgeçtiğim isteğim ayaklarımın altına seriliyor... Ama değeri göründüğü kadar ahım şahım değil diyorum o zaman işte... Arada bir hastalıklı uzvunuzu kesip atmak gerekir ve bunu yaptığınızda hayatınıza umulmadık bir denge geliyor... Bazen hiçbir şey yapmamak da bir şeydir...

Ben bağımlı bir insanım bütün ilişkilerimde, şimdiye kadar ki arkadaşlarım, ailem, vazgeçtiğim bir çok kişi oldu ve bu vazgeçişlerimden galip ayrıldım hep... Vazgeçiş kararının bana ait olmaması da benim için ekstra bir avantaj sağlıyor, çünkü vicdanen rahat oluyorsunuz, ev tutmak için ne kadar direttiğimi bilenler bilir, sonunda anladım ki tutmak değil mesele devam ettirecek heves önemli olan, yakın bir zamanda bu vazgeçişlerim beni bir kez daha bir adım ileriye taşıyacak, güçlü hissediyorum...NaKHaR