30 Eylül 2010




ÇARK


Tıkır tıkır işliyor şehrin çarkları
Birbirini götürüyor doğada iki yabani
Hem teşhir ediyor ruhunu,
Hem utanıyor bedeninden
Amma velâkin ersuyuyla yıkayabiliyor mahremiyetini
Özümsenmiş parklar camekân içinde bir yatak odası
Tanımadığı yüzlerde aşk arıyor internet soytarısı
Ve ücra hamamın birinde,
Ayrılırken kirinden teni,
Yunuyor bedenini
Oğlancı güruhu yapar eder de

Uyuşmuş bilinçaltında vıttı vızır bahaneler üretir

Su değmemiş erkekliğine
-den sonra bir bakire bulup

Akıtınca iki damla kırmızı şarabı
Silindi sanır oğlancı yanı
Veledi düşünce uçkurundan kör rahme
Kendi kuyruğunu yakalamaya çalışır
Kısırlaşmış fikri içinde
Girecek bir delik arar beynini kemiren fare
Yıkadı mı kurtuldu sanır
Ne olsa elinin kiridir sokaktaki er fahişe!


Nakhar - İstanbul - 2010

01 Eylül 2010




30'A 1 KALA

1 yıl daha geçti, olaylar, zincirler, huzur, sebat, öfke, mutluluk her duygunun içiçe geçtiği bir yıl daha...

1-8 eylül arası kutlu doğum haftam, yeni bir ev, yeni bir hayat kurduk kendimize, küçük yaşam ortağımız da büyüyor şimdilerde, genel anlamda mutluyum detaylara takılmadığım sürece...

Huzur dolu bir yıl daha geçirmeyi diliyorum pastamın mumlarına eğilirken... NaKHaR

11 Ağustos 2010




ŞANSLI


Babasına araba çarpmıştı aylar önce, komşumuz veterinere götürüp
gerekli tedavisini yaptırmıştı, şanslıydı, ölümden dönmüştü akıllı mı
akıllı, oyuncu mu oyuncu bir hayvancıktı, sonra annesi çıkageldi bir
tanıdığın bakamadığı tıfıl bir hatun...

İlk çiftleşmenin ürünü 4 yavrudan 2'si yaşadı, almayı istedim, ev
telaşım engel oldu, ev tutmaya hazırlanırken 2. çiftleşmenin haberi
geldi, 4 yavru dedi komşu konuşmaya devam ederken, içimden bu kez
birini olsun almalıyımı geçirirken, ''doğdukları gece 4 yavrunun 3'ü ölmüş
4.nün ise arka bacağı eklem yerine kadar doğuştan yok...

Bütün bunları dinledikten sonra adını şanslı koyduk kediyle beraber,
Şanslı! aradan 2 ay geçti, sütten kesilme vakti geldi, birkaç gündür
nefes nefes bir 3,5 bacaklı aramızda...

Köpecik bakımı zor elbet, umarım üstesinden gelebiliriz...NaKHaR

04 Ağustos 2010




BİT!



Geçenlerde balkonun önünde yuva yapan güvercinlerden bahsetmiştim... Bu hafta annem geldi, tesadüf annem varken yavrular tüylendi havalandı gittiler, yuvayı annem kaldırmış, evin içinden geçip çöpe atmış...

Bu kadarla bitmiyor tabii, evin her yanını güvercin biti sarmış, annem zaten hayvansever biri değildir, üstüne bir de bu çıkınca uzun bir süre uğramayacağına bahse girerim...

Yuvayı niye kaldırdın diye söyleniyordum, şimdi akşam gidip evi ilaçlayacağım... :) NaKHaR

30 Temmuz 2010




TANIDIK YABANCI



Ne zaman yabancı oldu bize
tanıdıklarımız?
Hayat gailesinde yoksa,
bu kadar çok mu,
derinlere dalmışız?

Ne zaman çekilmişiz bu kadar kabuğumuza,
Dört duvara anlatır olmuşuz hikayemizi,
Cenin pozisyonuna dönmüşüz sanki,
Bir o kadar hayatın içinde,
Bir o kadar uzak hayattan...

Ne zaman ölmüş ebeveynler,
ve ne zaman birey olmıuşuz,
ayrılarak rahmimizden...

Emekliye ayrılmadan
İnmiyor mu raflardan
Fotoğraf albümleri,
Telefon rehberleri
tozlanmadan...

Dün bitti,
Yarın ne getirecek belli değil,
Bugünden aramalıyız belki de
Aklımızın bir köşesinde aramak için
beklettiklerimizi...

NaKHaR 2010 İstanbul