homofobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
homofobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Temmuz 2015

“NORMAL”LEŞMİYOR MUYUZ?




“NORMAL”LEŞMİYOR MUYUZ?

Şahsen insan olmanın bir standardı varsa, her konuda olmasa bile birçok konuda standartlarla yaşayan bir insan olduğumu düşünüyorum.

“13. LGBTI Onur Yürüyüşü”nün Ramazan Ayı münasebetiyle “Hassasiyeti Yüksek Halk” tarafından baltalanmış olmasını, 12. LGBTI Onur Yürüyüşü’nün de Ramazan Ayı’nda olmasına rağmen “Aynı hassasiyete geçen yıl sahip değil miydi bu halk? diyerek bir sorun olmadan tamamlanması arasında ne gibi bir fark var diye düşünüyordum.

Cevabımı çok geçmeden hemen aynı günün akşamı aldım; gerek 12, gerek 11. Onur Yürüyüşü “Gezi Direnişi” gibi haklı halk isyanının desteğiyle normalleşme (Halkın benimsemesi) sürecine girmişti. Oysa bu yıl, geçen iki yılda geziden sonra gelen, halkın “sizin de nefes almaya hakkınız var” temalı desteğini yanlış anlayan ve son yılların popüler deyimiyle “Provokatör” ismini verebileceğim birkaç LGBTI bireyinin hadsizce “Ne yaparsak yapalım millet arkamızda” gafletine düşmesi bizi bu yıl gördüğümüz sonuca ulaştırdı.

Okunmayan bazı gazetelerin malum zihniyetteki yazarlarına laf yetiştirmeler, henüz destek görmüşken siyaset gibi ikiyüzlülük çarkına dişli olmaya çalışmalar ve her partinin mitinginde yerli yersiz dalgalanan bayrağımız, ailemize karşı bile LGBTI bayrağı açıp “Kalk çayını kendin al, ayrımcılık yapma” şeklinde ayağa düşmüş direnç gösterileri…vs. Bizi sadece insan olarak görmelerini istediğimiz insanların içine iğreti homofobi tohumları saçmamıza sebep oldu gibi. Öyle ki bir tasarım yaparken gök kuşağının gerekli olduğu bir görsel kullanmak üzereyken aldığım “O eşcinsellik simgesi, onu koymasak daha iyi” tepkisi “Normalleşmiyor muyuz?” dedirtti bana…



Aylardan hazirandı, Ramazandı, oruç tutup tutmamamız ile ilgilenen yoktu. Ülkenin yönetimi açısından arafta olduğu şu dönemde tabiri caizse “osuruktan nem kapacak” insanlar vardı. Saldırmak için, dağıtmak için, bizi geziyle yutmuş toplumun gırtlağına parmak basıp, bizi yeniden geri kusturmak ve hazmettirmemek için bekleyen, bahane arayan insanlar vardı.
Biz, yani içimizdeki “Provokatör” diyebileceğimiz LGBTI bireylerinden bir kısmı o bahaneyi bekleyen bu akbabalara ne yazık ki verdi.

Bireysel olarak özgür bir bireyim. Ailem, arkadaşlarım, çevrem tanıdığım hemen hemen herkes benimle ve benim gibi arkadaşlarımla birlikte eşcinselliği hazmetme sürecine girdiler ama sosyal medyada yayınlanan bazı görüntüleri, videoları, yazıları gördüklerinde “Onur Yürüyüşü”nün gerçek temasını onlara karşı savunmak için birkaç gün beklemek zorunda kaldım. Ve yıllardır geçtiğimiz sınavlar olsa da bu disiplin suçu, bizi bütünlemeye(İkmale, ŞÖK’e) bıraktı. 


Daha önce de söylediğim gibi: Eşcinsellik ahlaksızlık demek değildir. Aksine belli bir ahlaka görgüye, empati yeteneğine, vicdana sahip olmaktır. N 

18 Ocak 2015



HOMOFFOBİ MİM!

Uzun bir aradan sonra yazacağımız ilk mim Geylesof dostumuzdan geldi… Teşekkür ederiz efendim… Hemen topu taçtan alıp, homodaşlara paslıyorum…

Hiç homofobiye/transfobiye uğradınız mı? 

Uğradım tabi, uğramaz mı insan… Canım ülkemde her mevsimi yaşadığımız gibi, fobinin her türlüsü de mevcut! Hatırladığım ilk anımsa şöyle: Üniversite yıllarında ajansa bağlı olarak stand hostluğu yapmıştım bir süre,  boynumda seksle hiç alakası olmayan tamamen kaşımaktan oluşmuş bir kızarıklık vardı. Beraber çalıştığım kız arkadaşlar imalı bir şekilde nedenini sorduklarında eşcinsel olduğumu bilen arkadaşlarıma; “sevgilim yaptı” deyip kahkahadan sonra “yok ya boynumu kaşıdım”  dedim. Nedenini nasılını hatırlamıyorum. O gün 2 saat içinde bulunduğum yere gelen mörş (satış destek sorumlusu) bana “marketten hemen ayrıl!” dedikten sonra aynı saatler içinde ajanstan da atılmıştım. Firma Coca Cola idi. O günden beri o markanın ürünlerini pek tercih etmiyorum...


Peki, hiç homofobik/transfobik davranışlarda/söylemlerde bulundunuz mu? 

Bulundum tabi, bulunmaz mı insan? Homofobi görmüş insanlar olarak bir yerden sonra bu savunma şeklini kullanıyoruz ne yazık ki. “Şuna bak yaa! Böyle neon tabela takmış gibi cık cık” diye söylenmişliğim vardır. Görünür olmakla ilgili sorun yaşıyoruz çoğunlukla… Üniversite yıllarımda okul kantininde çocuğun birini yaklaşıp “çok belli ediyorsun” diye eleştirmiştim. Bana neyse!





Bir LGBTİ tarafından homofobi/transfobi yapılabilir mi? 

Yapar tabi, yapmaz mı insan: Kendini kabul etmemiş bir LGBTİ bireyi homofobi/transfobi yapabilir. Eğer kişi kabullenmişse bunu yine yapabilir ama yapmadan önce iki kez düşünür. Alınırlar mı? Fobik algı yaratır mıyım diye düşünüyorum ben mesela. Bana gelince duruma göre hala homofobik tutum sergileyebilirim gibi geliyor. Henüz böyle bir durumla karşılaşmamış olsam da





Homofobik/transfobik söylemlerle karşılaşınca ne yapıyorsun? 


Zararsız olanlar karşısında, zararsız derken “hop, top” şeklinde küçümseyici sözler karşısında gülüp geçiyorum. Amma velâkin iş “Bunların köküne kibrit suyu” hâlini alıyorsa o kişiye “Orda dur bakalım!” dediğim çok olur. İş arkadaşım “la bunların hepsini bi binaya toplayıp yakacaksın” dediğinde. “Yıllar evvel bir otelde yakılan Aleviler gibi mi?” dedim. Bunu söyleyen kişi alevi idi. Ayrımcılığa uğramış biri olarak ayrımcılık yapılması çok ironik. Korkularımız bizi korktuğumuz şeyi reddeden hâline getiriyor.




Ailene/arkadaşlarına açıldığında fobik durumlarla karşılaştın mı? 

Karşılaştım tabii, karşılaşmaz mı insan: Anlık tepkiler, uzun vadeli iğnelemeler…  Aile konusunda şanslı olanlardanım. En yakın arkadaşlarım ve eşleri konusunda da öyle ama zaman zaman heteroseksüelliğe özendirme çalışmaları ve küçük imalarla hâlâ savaşıyoruz… Herkes sabırla dönüşeceğim günü bekliyor! Ve uzun süre bekleyeceğe benziyorlar.


Kimleri mimlemek istersin?


Tanrı onların karşısına homohobik insanlar çıkarsın diyerek…
Aleph ve  Liseli Homo'yu mimliyorum… N