12 Mart 2007



AİLEDE BİRİLERİ BİLİYOR - 1

BÜYÜK ABLAM

Gaykedi'nin bana verdiği güven sayesinde ilk olarak üç ablamdan en büyüğüne olanları anlatmıştım... Daha sonra iki abimden küçük olana anlattım... Abim sayesinde en küçük ablam, onun sayesinde ortanca ablam durumdan haberdar oldu ve son olarak annem tabii ki... hepsini sıraya koydum en baştan başlayarak anlatmaya çalışacağım... depresyon hikayesine gelince sanırım bir sinirle alınan karardı kendimi iyi hissetsem de bi psikiatra görünmek başıma farz.


- Abla senle konuşmamız lazım

-
 "Anlat bakalım" dedi. (herkesin ortasında babamın ölümünün birinci haftasında)


- "Birebir konuşmamız gerekiyor" dedim (hafif endişeli bir sesle odasına geçtik ve başladım anlatmaya)


- "Abla kaldığım yurttan atıldım"


-
 "Sen ne uyumsuz bir insansın böyle ne yapıyorsun yaa.. neden atıldın... hiçbir yerde barınamayacak mısın?" dedi (çok sinirliydi.)


- "Abla dinler misin lütfen!"


-
 "Tamam hadi dinliyorum anlat"


- Abla ben erkeklerden hoşlanıyorum


-
??? (soran gözleri üzerimdeydi devam ettim)


- "Abla kaldığım evlerde erkek nüfusu mevcut ve çok rahatsız oluyorum davranışlarından, el şakalarından birbirleri arasında ki muhabbetlerden..."


-
 (kendini sakinleştirmeye ve bir neden bulmaya çalışıyordu.) "Peki tamam hımm. hiç bir kızla olmayı denedin mi, ya da oldun mu?" dedi.


- "Hayır abla olmadım düşündüm ama deneme isteği hiç olmadı içimde..."


- "
O zaman bir kızla beraber olmayı dene, eğer ki yapamayacağını düşünüyorsan bir hemcinsinle aynı evde yaşarsın kimse de birşey diyemez... daha önce biraz olsun farketmiştim fakat bu derece olduğunu bilmiyordum... dedi ve devam etti. "Belki daha küçükken söyleseydin bir şeyler yapılabilirdi ama şimdi 23 yaşındasın ve doğru yanlış ayırt edebilirsin... seni hiçbir şeye zorlayamayız... senin yaşamın, iyi düşün! Adımlarını doğru atmaya çalış... Ben senin arkandayım ama bunu sana pek hissettiremeyebilirim... Düzgün bir ilişki yaşadığın sürece her şey bana göre aşılabilir bu konuda..."


- "Biliyorum abla!"


- "
Yalnız bir şey var ki bunu anneme şu an söyleyemeyiz... biraz zaman geçsin oturur konuşuruz..."
- "Biliyorum şu an anneme söylemek gibi bir niyetim yok zaten... sadece evden atıldığımı bil ve nedenlerini nasıllarını anlatırken yanımda ol istedim ablacım..."


- "
Tamam şimdi odaya geçelim..." N

11 Mart 2007

İZNİNİZLE ÖLEBİLİR MİYİM?
Cok sıkıldım her seyden... Kiskancligin altin vurusunu yapiyorum surekli kendime... Asagilaniyorum durmaksizin, sansim yok...Elimden geleni yapiyorum olmuyor... Lanet bardak dolmuyor!
* * *
Kusursuz olsun diyorum hersey... Olmuyor... Midem bulaniyor sinirden kramp geciriyorum... Sadece icimdekileri degil ic organlarimi da kusmak istiyorum... Olmek istiyorum en kisa yoldan... En kisa ve en acisiz...
* * *
Haketmedigimi dusundugum ne varsa yasadim... yasiyorum ve ileride de yasayacakmisim gibi geliyor.. Bunu kalbimin her kosesinde hissediyorum...
* * *
Yoruldum anneme laf anlatmaya calismaktan... Yoruldum bos yere girtlak patlatmaktan, yoruldum sevgiliye bir seylerin iyi gitmedigini gostermeye calismaktan... Izninizle olmek istiyorum en kisa yoldan... Gercekten beni anlayabilecek biri yada birilerine ihtiyacim var... NaKHaR

17 Şubat 2007

KADINLARIN ŞİFRE MERAKI
Bir erkek yaşadığı her yıl için bir yaş alır.. Kadınlar otuzlu yaşlarına kadar üç yüz altmış beş günde bir yaş alırken, bu dönemeçten sonra yaşamı rölantiye alırlar..
Akranı olan erkeğin kırk yaşına geldiği tarihte kadının otuz altı yaşında olmasının sebebi budur..
Elliden sonra iki yılda bir, altmıştan sonra üç yılda bir yaş alan kadının yetmişinden sonraki yaşı artık hesaplanamaz olur.. Bu kıvamdaki kadınların ifadesi işkence altında alınsa bile doğum tarihleri öğrenilemez..
Zaten onlar da yıl kullanmazlar.. Yaşları sorulduğunda doğdukları yılı söylemek yerine, size ancak Zekâ Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı’nın çözebileceği türden bir şifre verirler:
“Küçük kayınbiraderin Ferit, Kore’ye asker gittiğinde ben iki yıllık gelindim..”
“Kayınbirader kaç yaşında..?”
“Bilmeeem.. Kayınvalidem, buna hamile kaldığımda İran Şahı’nın babası İstanbul’a gelmişti, derdi..”
Buyurun bakalım.. Şifre kırıcı yoksa cevap da yok..Selahattin Duman

10 Ocak 2007

ZODYAK ALATURCA! - I
Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, lider.
Hımmıy (1-10 Nisan): İdealist, romantik.
Huttus (11-20 Nisan): Adaletli, kıskanç.
Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, yaratıcı,
Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezileri güçlü, çocuk ruhlu,
Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, önder, kahraman.
Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, fikir önderi
Küylü (1-10 Haziran): Gururlu, kaderci, ihaneti kabul etmez.
Kuşmuş (11-21 Haziran): Gösterişçi, eleştirel, mistisizme meraklı.
Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, içine kapanık, intikamcı.
Kuşdüger (1-11 Temmuz): Çocuk ruhlu, dengesiz, kararsız.
Gondaray (12-22 Temmuz): Geçmişe özlem duyan, siyaseti seven. Devami Aşağida
ZODYAK ALATURCA! - II
Ötgür (23-31 Temmuz): Zeki, çekici.
Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, önderliği seven.
Künlü (13-23 Ağustos): Hassas, gururlu.
Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Sanat ve edebiyata yetenekli.
Atçak (2-13 Eylül): Melankolik, iradeli, gururlu, hassas, gelenekçi.
Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, sabit fikirli, utangaç(aşk), yazarlığa yatkın.
Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik,sorumluluk sahibi,kompleksli.
Ban (4-12 Ekim): Enerjik, hümanist.
Cemiş (13-23 Ekim): Ahlaklı, filozof.
Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, gaddar.
Hırtlı (2-12 Kasım): Savaşçı, spora düşkün.
Tutamış (13-22 Kasım): Çapkın, fedakâr. Devami Aşağida