10 Temmuz 2007


BU KİTAP
İNSANI DİLSİZ DE YAPAR
Yer: Kadıköy Seyhan Müzik ''The Secret'' adlı sözde sansasyonel kitabı alma düşüncesiyle içeri girdim, en çok satanlar köşesine iyice bir göz gezdirdim ama yok! kimseye sorma cesaretini gösteremeyerek üst kata çıktım, aradığım kitabı bulamadım, depresif biri gözükmek istemediğim için olsa gerek... yine kimseye bir şey sormadan Alkım'a gitmeye karar verdim... Ama ne oldu tam kapıdan adımımı atıyordum ki göz ucuyla raflara baktım... Onlarcası karşımda öylece duruyordu... :)

Bir tanesini kaptığım gibi soluğu kasada aldım, yaşlıca biri (tahminen patron) çalışanlara direktifler veriyordu... hiç konuşmadan kitabın hayatımı nasıl değiştireceğini düşünüyordum... 5 dk kadar bekledikten sonra, adam döndüğünde;
-Buyrun ne istemiştiniz? dedi
Hiç konuşmadan elimdeki kitabı gösterdim.
- Satın mı alacaksınız?



Evet demeden kafamı salladım, adam kitabı aldı borkodunu okutup masasının üstüne koydu, parasını aldı, fişini kesti ve bana verdi kitap hala masanın üstünde... saonra sanki suçluymuşum gibi bana döndü, biraz ''daha ne bekliyorsun'' gibi bir bakışla;
- Fişinizi verdim değil mi? dedi
Bana ne olduysa yine hiç konuşmadan, önce elimdeki fişi sonra masanın üstünde duran kitabı gösterdim...
- Aaa pardon, kusura bakmayın diyerek kitabı poşete koyarken bir yandan da manasız bir acımayla bakıyordu..
(içimden işte dedim depresif olduğuma kanaat getirdi bana acıyor) kitabı aldım, adam ağzını normalden fazla açarak, dudaklarını okuyabileceğim şekilde ve duyabileyim diye bağırarak
- Ö-zür Di-le-riz... Te-şek-kür-ler diye sıraladı.
- İyi çalışmalar deyip çıkarken adamın utandığını farketim...
Dışarı çıkınca aklım başıma geldi.. İçeriye girdiğimden beri hiç konuşmamıştım ve doğal olarak adam beni dilsiz sanmıştı... En çok güldüğüm günler arasına bir tane daha ekledim... NaKHaR

07 Temmuz 2007


EN DELİK DELİLİK
Lise yıllığımda, hakkımda düşündüklerini yazan eski sınıf arkadaşlarımın isimleri yanında yazan ''en''li ifadeleri az çok farketmişsinizdir... Fakat bi Tanrı'nın kulu da çıkıp sormadı: '' Yaa nakhar, iyi hoş, herkesin ''en''lerini yazmışsın, peki ya sen ''en'' neydin? diye... Sormadınız ama ben müthiş hırs yaptım yazacağım... :)

Ben lisede kimsenin kolay kolay sahip olamayacağı bir ''en''e sahiptim... Sınıfın ''en delik'' şahsıydım... Evet evet ''en delik''...

Ama yanlış anlaşılmasın, cinsel tercihimin ya da ne bileyim benzeri bir bir özelliğimin etkisi yoktu bu durumla... Belki %1 ihtimal düşünenler olmuştur ama, %99 su götürmez bir gerçeklikle asıl nedeni; lisede ilk kaşını deldiren, yetmezmiş gibi dudağını sağdan ve soldan olmak üzere, enjektör iğnesiyle, felç olma ihtimalini hiçe sayarak, ikişer kez kendi kendine, mazoşist bir şekilde delen, bu da yetmedi kulağını yine aynı yöntemlerle delen, hadi bu da yetmedi en son serçe parmak tırnağını delen ve hiç utanıp sıkılmadan o deliğe sallantılı boncuk takıp dolaşan ilk kişi olduğumdan aldığım bir ünvandı... :)

Şimdi yeniden lisede olsam, aynı şeyleri yine aynı vurdum duymazlıkla yapabilir miyim bilmiyorum... Ama ergenliğin verdiği, ilgi çekme isteğinin de üstüne tuz biber ekip, o histeriyle kör etmesiyle sanırım yine yapardım aynı şeyleri... (tırnak delme işlemi hariç) NaKHaR

05 Temmuz 2007


LİSE YILLIĞINDAN
Hakkımda Söylenenler !
Nakhar, bizim açımızdan seni tanımak çok güçtü. Bize karşı olan tavırların sürekli değiştiği için şu an bile nasıl birşey yazacağımızı bilemiyoruz. Genel olarak ilginç ama iyi birisin. Umarız gelecekte tanışacağın kişilere sergileyeceğin tavır hep aynı kalır.
Saz Grubu

Öyle ya da böyle geçti bunca sene. En sessiz ve derinliğinde bir şeyler var, çıkar onları kapıya. Bende hoşçakal diyeyim...
Leyla (en aşık)

Nakhar, Hangi kelimeleri kullansam seni anlatmakta, şiir mi yazsam acaba? Şimdiden imza günlerini gözümde canlandırabiliyorum.. Alabildiğine kalabalık...
Merve (en kibar)

Sınıfımızın şairi, şebeği ve bizim grubun biricik erkeği... Ders notları yüzünden ettiğimiz kavgaları, titreyişini, tenefüslerde uyurken beni korkutarak kaldırışını ve gülüşünü hiç unutmayacağım..
Fatma (en boşboğaz)

Nakhar, seninle aramızda yaşananlar her ne olursa olsun, sen benim için biricik arkadaşım, sırdaşım, sevgilim, kardeşim gibisin, hayatımdaki en mükemmel insanlardansın, seni unutmayacağım be kuşum...
Sevcan (en cesur)

Seni her ne kadar anlayamasam da iyi birisin. Biraz da farklısın.. Seni de unutamam, özellikle o ilginç gülüşünü...
Seher (en uysal)

Nakhar, seninle anlaşamadık ama, ben sana asla kötü gözle bakmadım.. seni unutmayacağım... hele gülüşünü asla..
Samet (en sakar)

Şiir kitabın uöarım çıkar ve tutulur.. Lütfen artık herşeyi kafana takıp durma, bırak zamanı akışına... kendine güven ve her zmaan doğru yerde, doğru kişilerle olmanı dilerim...
Kübra (en evcil)


Nakhar, ilklerin adamıdır.. nerde enteresan birşey varsa, hemen kendi üstünde uygular... Kaşını deler, dudağını deler... başlı başına farklı bir manyak.. kendini süzgece çevirmeden bu meraklarından vazgeç.. senin gibi ilginç bir adamı tanıdığım için şanslıyım...
Sevgi (en rahibe)

Aykırı şey, her dediğini hiç kimseyi takmadan yapan tek arkadaşım! Umrunda olmayan hayat, umarım hep yanında olur...
Zeynep (en sorumsuz)

Nakhar, bazen o çok sevdiğin arkadaşının yanında olamazsın.. iyi ki varsın..
Tuğçe (en su aygırı)

O kadar garipsin ki! Umulmadık yerlerde karşıa çıkıp beni korkutacağından hiç şüphem yok, herşey gönlünce olsun...
Burcu (en hiperaktif)

Nakhar, senin gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller kurup, hayata boş bakışlı olmak isterdim... Bu sana özgü birşey herhalde... Seni böyle kabul ettik ve yıllar sonra da böyle hatırlayacağız..
İrem (en sazan)

Tiyatro yolunda hep aynı tozu yuttuk, aynı havayı soluduk.. Sahnede hep tartıştık ama, dost kalmayı bildik.. İnsanlar hakkında ne yorumu yaparsa yapsın, sen kulaklarını tıka ve hayatını yaşamaya bak...
Burak (en jön)

Nakhar, duygusal şey, herşeyi ince eleyip sık dokuyorsun, idealleri olan arkadaşım benim...
Tuba (en hafif)

Sıkıntılarından kurtulup dertsiz ve mutlu olman dileğiyle..
I. Büşra (en bacı)

Nakhar, sınavdaki kahkahan hala aklımda, sevecen ve neşelisin... bütün arkadaşlarınla anlaşabilmeni seviyorum...
Gamze (en hawai)

Karamsar arkadaşım benim.. dehşet resimler koleksiyonuna sahip yegane insan... herşey gönlünce olsun..
Özlem (en aynacı)

Hep konuşurduk tanrıyı, derdik bizim gibi düşünen var mı günahı, hep dualar ederdik, gönlümüzden geçenleri dilerdik.. bir gün sen de sevip sevileceksin.. Hep mutlu ol!
II. Büşra (en süslü)

Her zaman hepimize uyum sağladın, ama sinirli bir kişiliğe sahipsin. benim için yazdığın söz için teşekkürler...
Banu (en çatlak)

Nakhar, Bıktım senden 12 yıldır beraberiz.. büyük bir gurur bu kimse doğstluğunu bu kadar uzun sürdüremez herhalde... gözümü açtım 7 yıl bekledim... ondan sonraki hayatımın her alanında sen varsın...
Şebnem (en titiz)

Benim her zaman değişik fikirli değişik arkadaşım.. bu günkü yolun daha iyi...
Tuğba (en bilmiş)

Seninle dertleşmek ve şiir sevmediğim halde şiirlerini okumak çok güzeldi...
I.Nilay (en feminist)

Şair arkadaşım benim, bir numaralı ruh ikizim...ilk günden beri kavga ederiz ve yetmezmiş gibi yanyana otururuz ne vahşet değil mi?
II Nilay (en yırtık)

Benim için yazdığın şiir için teşekkür ederim şairim...
Duygu (en çığırtkan)

02 Temmuz 2007


CERRAHİ MÜDAHALELER

Annem: Kardeşimin ölümünün ardından rahim ağzı enfeksiyonu nedeniyle hastahaneye yatırıldı ve yumurtalıkları alındı...
Büyük Ablam: Üç kez mide ülseri nedeniyle amleiyat oldu... her seferinde midesinden bir parça alındı...
Ortanca Ablam: İlk ve tek çocuğundan sonra, anneliğin ne demek olduğunu anlayarak, anesine çektirdiklerine pişman olup.. doğum kontrolünü sağlamak için ameliyatla spiral taktırdı... Geçtiğimiz yıl 10. yılını dolduran spiral yeni bir ameliyatla yenilendi. Arkadaşlarının havuza itmesiyle kolunu dirseğinden kırdı ve platin takıldı...


Küçük Ablam: Aşırı sinirli yapının ve stresin neden olduğu göğüsünde oluşan kistlerden ameliyat oldu... çocuk aldırdı ve eşinin isteğiyle evlenmeden ameliyat oldu...



Büyük Abim: Çok fazla çalışmaktan yoruldu ve astım bronşit hastalığından kıl payı basit bir midahaleyle kurtuldu. Bademciklerini aldırdı.

Küçük Abim: Girdiği sayısız kavgada defalarca bıçaklandı... vücudunun en mahrem bölgeleri dahil her yerinde dikiş atıldı...

Ben: Kafatasımda oluşan ve farkedilmediği için zamanla biraz daha açılan çatlak sıvı kemik dolguyla dolduruldu... 2 intihar teşebbüsünün ardından 2 kez midesi yıkandı... başarısız kaş deldirme operasyonu... ve çeşitli çıldırma nöbetleri sonucu iğne tedavisi... NaKHaR

29 Haziran 2007


ÖLÜMLERİM KALIMLARIM - II

Kalımlarım !
Hayatlarımız bize bahşedilen en değerli varlığımız, yalnız kimi zaman, hayatımızın yanında hiç de önemi olmayan bazı sebepleri hayatımızın önüne koyuyoruz... Bununla birlikte defalarca ölümden dönüyoruz... Yeni bir şansı iyi değerlendirebilmek için...

Küçük Ablam: Hiçbir sorunu olmamasına rağmen aşırı sinirli yapısından dolayı göğsünde oluşan kistler nedeniyle ameliyat oldu... korktuğumuz gibi kötü huylu olmaması ve yayılmaması bizim için sevindiriciydi..

Büyük Ablam: İki çocuğunun ölümü... Başındaki çalçene kaynanası... Onunla uğraşan sayısız insan neticesnde aşırı sinir yıpranmasının sonucu mide ülserine yakalandı, önemsiz sayılabilecek 2 ameliyat sonrası, sinirlenmesi, üzülmesi yasaklandı... Ama 3. kez aynı sorunla ameliyata alındığında herşey daha farklıydı... yaklaşık 1 ay hastane de müşaade altında tutuldu.. Ölüm kalım savaşında aramıza dönmeyi başardı... Hiçbir şeye üzülmemek için ciddi bir nedeni var..


Annem: Bir çok depresyon... Canını sıkan insanlara karşı tepki verememe ve hayat arkadaşının ölümü sonrası... Artık düz ylda yürüyemeyecek kadar kendinden geçmişti ki... Caddeden karşıya geçmek için adımını attığında bir motosikletin çarpmasıyla birlikte hafif ama uzun ömürlü yaralarla atlattı. O günden sonra rüyasında babamı, ''daha ne kadar duracaksın gel artık'' derken gördü... Daha sonra banyo da düşüp kolunu ve bacağını incitti... Son olarak bunca üzüntüye daha fazla dayanamayıp beyin felci tehlikesiyle karşı karşıya kaldı... Hastahaneler hayatmızın vazgeçilmezleri arasında çoktan yerini almıştı bile... Neyse ki bunu da atlattık... Babamı ziyaret edip kızdım bile '' annem bana lazım çağırıp durma'' diye...

Ben: Eşcinselliğimi kabul etme ve çevremdekilere ettirebilme sürecinde iki kez bulunduğum intihar girişiminin başarısız sonuçlanması nedeniyle hala aranızdayım... :) İlki romatizma hapları olduğundan pek bir etkisi olmamıştı... İkincisi ise uyku haplarıydı..Sanırım kurtulma şansının en yüksek olduğu intihar şekli olmasından dolayı tercih etmiş olabilirim... şu an hatırlamıyorum... Hayatı herkes kadar belki biraz daha fazla seviyorum...NaKHaR