26 Nisan 2008





BAHAR TEMİZLİĞİ

Şöyle bir derin nefes alıp, bir çırpıda blogdaki aksaklıkları, çalışmayan linkleri, kapatılmış blogları, uzun zamandır yazmadığımdan kaynaklı unutanları herşeyi el yordamıyla siliverdim gitti :)

Yeni bir döneme, yine şıkır şıkır, dudak uçuklatan anılar, güldüren anlar, heyecanlı ve kurgusu bol yazılarla... yani yine yeni yeniden bir yeni ben'le sizleri başbaşa bırakacağım...

Tüm izleyenlere sevgiler, saygılar... geri döndüm sayılır şimdilik alıştırmalarla bu kadar :)

NaKHaR


25 Nisan 2008




YOK !

Adı Yok
Adı Var Da Kendisi Yok
Dilimin Ucunda
Gözümün Önünde
Görmeye De Gerek Yok
Söylemeye De
Düşünmek Yok
Düşünüp Kafa Yormanın Alemi Yok
Yanlış Var Yalnızlığa Saklı
Yanlışlık Var
Yanlış Anlaşılma Var
Ve Hep Birileri Haklı
Doğruyu Göstermeye De Gerek Yok
Yanlışı Düzeltmeye De
Kimse Bilmemeli İçinizi
Buyrun Sessizce Girin İçeri...

NaKHaR


24 Nisan 2008






Show Must Go On!
Mutluluk



"Ati"'nin mimi aklımı kucaladı, pek mutlu olmayı beceremeyen depresif birinin, mutluluğa dair söyleyecek pek birşeyi olmasa gerek...

Nadiren çok mutlu oluyorum ben...







mutluluk, kimi zaman bir akşam yemeği benim için sevgiliyle yenilen, yanına şarabın meze yapıldığı... kimi zaman en sessizinden yalnızlık... ama en çok "O"'nun varolması yanıma kıvrılıp ya da birbirimize sıkı sıkı sarılıp uyumak mutlu eder beni...

Annemin eve gittiğimde tesadüfen en sevdiğim yemeği yapmış olması mesela, ya da ne bileyim işte: Yolda gidiyorsunuzdur, aniden bir koku gelir burnunuza canınız çeker, eve bir gidersiniz o yemek :) nedense hep kendi üstüme alınırım, benim için yapıldığını düşünürüm, çünkü pek de sevilmez bizim evde lahana sarması :) 

Annemin varlığı mutlu eder beni... çayına koyduğu fazla şekere kızmak, kadın programı izlerken kanal değiştirip onun en sevdiği Hayvanlar Alemi belgeselini açmak, 30 a merdiven dayamış olsamda başımı dizlerine yaslamak, onun cinselliğinden benim cinselliğime kadar, babamı özlüyor musun? ya da O çocukla devam ediyorsunuz değil mi? sohbetleri bütün sıkıntılarımı alır... Kısaca anne kokusu mutlu eder beni...







Sonra babamı rüyamda bana hiçbirşey söylemeden gülümsediğini görmek en mutlu sabahlarımı yaşatır bana...

Arkadaşlarımla yapılan günlük sohbetler ve gelecek için yaşlanınca görüşmeye devam edelim hayalleri... 

aslında çok şey mutlu edebiliyor beni... ama dedim ya istersem :) ve şimdi sıralayabilirim belki çarşaf çarşaf ama sıkılır insan :) nokta..
NaKHaR

ben sevgili ve saygılı "Seraphical"'ı sonracığma mutluluğun tanımını nasıl yapacak acaba didiğim "Us'lu Uğur"'u and aaaa ve seni seçtim "Tabula Rasa"


31 Mart 2008




UNUTULMAK İSTENEN KÜÇÜK ANILAR SERİSİ - 1

UTANMAK

Daha 4 yaşındayken annemler evin anahtarını evde unutmuş, gece çalışan abimi uyandırmamak adına beni o zamanki evimizin çok da yüksek olmayan balkonuna, evin önündeki bakkalın çatısının da yardımıyla çıkartmışlardı...

Meraklı ve öğrenmeye aç ve açık bir velet olmam vesilesiyle açık balkon kapısından içeri girdim, abim kendi odasında değil salondaki divanda televizyonun karşısında, sadece iç çamaşırı ile uyuyakalmış ve üzerine örttüğü çarşaf mı neyim yere düşmüştü...

Herşey iki dakika içinde oldu, gidip merakla kilotu kaldırıp bakmıştım, manzara iğrençti ufak tefek bir kıl yumağı o anda abim uyanmış ben kapıyı açmaya yönelmiştim...

Annemler kapıdan girerken abimde bana okkalı bir tokat patlatmıştı, annemlerin sorgulayan gözlerine karşılık nedenini kendinde saklı tutarak... :S

Abimi her gördüğümde bu olay aklıma gelir, ve düşünürüm acaba onunda aklına geliyor mudur? diye... Ve her zaman kafamı iki yana silkeleyip kurtulmak isterim bu anıdan.... N

29 Mart 2008




55 KELİMELİK ATMIK :)



"@Tanrıça Artemis"'in mim'ine cevaben.... benden de ancak ve ancak böyle bir öyü çıkardı yani.. :) tam 55 kelime...

Karanlık, nemli bir yerde duruyordu, kurtulmak istiyordu karanlığından, daha önceden yaşadığı, birkaç dakikalık sarsıntıların ardından yanındaki bütün dostlarını kaybetmişti...

Beklediği gün gelmiş o bildik sarsıntının onu sıkıştırmasına, ölümcül darbelerle dışarı çıkmasına sadece dakikalar vardı... Sıkıştı, sıkıştı... yapamayacağını anladığında çok geçti, büyük bir akıntı onu rahat edemeyeceği başka bir bedenin içine sürükledi.... Ve orada durmadan büyüyecekti.... NaKHaR