şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2016



GÜLE GÜLE

Aidiyet duyduğum topraklar var,
Yangını yangın, koru kor
Ahımı alma çocuk, çirkinleşebilirim.
Kırgınlıklarımın öfkeli bir dalgasıyla
Boğabilirim seni
İnandıkların uğruna onlar gibi
Körü körüne koru beni de.
Telafisi ol telef ettiğin ruhumun.

Ait olduğum insanlar var, senin gibi
Sen de benimsin çocuk
Kanın kanıma karışmış, dölün dölüme
Yasal piçleriz babalarımız zevkten öldüğünde
Tanrı yoksa sana taparım
Ölüne de dirine de…
Günaha sokma beni çocuk, alışabilirim
Üstünden yol geçen mezarlıklar gibi
Baltalayarak gömebilirim seni kalbime.

Ait olduğum yataklar var
Ninniyse ninni, aşksa aşk
Bir şekilde uyuduğum.
Uyandırma beni çocuk, sayıklayabilirim.
Kendimden bile sakladığım sırlarımı
Dökebilirim dile…

Beklediğim kimseler var…
Arkadaş, eş, dost, sevgili
Geç kalma çocuk son görevine, kaybedebilirim.
Veda edebilmenin umudunu yitirip

Kapatabilirim gözlerimi dünya nimetlerine.

Dinsiz ayetlerim var
Susturma beni çocuk, haykırabilirim
Şeytanların alkışladığı bir yoldan yürüyüp
Sürükleyebilirim seni de cehennemime.

Yaşadım, sevdim ve öldüm: güle güle...N

23 Nisan 2015



SAMİ-NİYET!

Yaradılışıma laf yok
Duydun mu? Sustum!
Ben de bilirim doğrusunu sözün
Dil bu, Isırsan şaşırırsın aptallığına
Gördün mü? Güldüm!

Çıplak da gezebilirdim ben
Gözleri kör nasılsa insanlığının,
Vicdanı budanmış 
Senin de ilkbaharının
Söylerdi de inanmazdım
Ar damarı yokmuş indigo çocuklarının

Ego da var güven duygusu gelişmemiş özümde,
Mantık serde, nefis tende, vicdan...
Yüzüm de var konuşacak ağzıma geleni yüzüne
Duydun mu? Sustum!
Aralanmışsa perde olmuş kirpiklerin gözünde
Gördün mü? Güldüm!

Urbam vitrinde, ben yoktum içinde...
Taş mı ağırdır, laf mı sözde 
Isırdın ya etim kalmış,
 Kürdan lazım dişine

Art niyet ararım 
"Selam dünyalı biz dostuz!" diyenin,
Samimiyetinde! N

21 Nisan 2015



GAM TELİ

Haksız bir zulümle ölümsüz olmak istemem, 
Haklı bir isyanda asi olmak isterim. 
Gövdem eritsin isterim buzunu
Düşerken inanç tahtasında son kalesi

Ölmüşsem, 
Bitmiştir cihanla işim. 
Titremez tende, bitmemiş tüyüm benim. 
Alınsa da istemem çıbanın başı, 
Düşmez nasılsa arştan, 
Bedenime esansı, 

Ağlansa ardımdan ne gam!
Gardımı düşürmüş dostum 
Kılıç kuşanırken ben,
Kırsam hiddetli bir küfürle kalbini,
Biter mi hadsizliğine öfkem? 
Hadi ruhum... Uyan!

Dursun şimdi omuzları üstünde 
Kralın mağrur başı!
An geldiğinde ezilecektir,
Taş gibi ahımla, onun da başı! N

02 Ocak 2015



ÇAMUR!


Ne yana dönsem kıble mi olur bana cehennem?
İçim yanmış, aklım şaşmış, kafam karışmış
Bir su ver, bir akıl
Yılandan bir söz gerek sarılacak
Ki korkmam.
Geç karşıma yalanlar anlat!

İbresi şaşmış pusulayım, yönlerim ayıp,
Akla yatmayan selamlar olsun düşmanıma
Dostlarım kayıp!

Arsız oldum, yüzsüz oldum, sözler verdim kendime!
Sırlar…
Çenesi düşük cırcır böceği gibi
Eteğimden döküldü taşlar…
Ne ben anlayabildim dilinden,
Ne anlatabildin…

Çamurdan mı olmuş insan, hamurdan mı?
Yoksa yalandan mı?

Tek bir hayat yaşadım.
Çamlar devirdim, çamdan düştüm
Ben o yağmurda oynanmış, çamurlu toptum.
Rengini balçıktan almış, o meşhur 
Camdan bakan kızdım!

Yar oldum,
Brütüs’ten hallice yarendim düşmanıma,
Ve şeytanıydım dostumun
Cehennem cücelerini tekmeliyordum da
Kıldan inceydi,
Kader diye yazılmışa boynum…N

26 Aralık 2014



BEN VARIM!

Gülüyorum,
Kahkahama bir tezat karışıyor ve kırışıyor yüzüm
Yatağını sermiş yüzüme kaz ayaklarım
Ter ve kusmuk
Günahlarım kadar keskin değil kokusu
Anlaşma yok, uzlaşma yok!
Hayatın paçasında tırnaklarım
Ben de varım!

Gülüyorum,
Kahkahamın yankısı ensemi yalıyor
Ürperiyorum bir kuyuya düşen taş gibi
Özgürlüğümün sınırlarına çarpa çarpa!
Utanmak yok, pişmanlık yok!
Hayatın dibini sıyırıyorum.
Ben de varım!

Gülüyorum!
Gözlerini riyaya devirirken dostlarım.
Yedi odacıklı mabedimin kapısını yumrukluyor
“Küt! Küt!” yalnızlığım.
Aldanmak yok, aldatmak yok!
Bedenimin mazgallarından sızdım
Ey aşk, kimse yok…

Ben varım! N

12 Aralık 2014



KAHIR AMAN!

Sen de bir masalsan çocuk,
Kahraman arıyorsan kendine,
Agnostik ilişkiler kuruyorsan
Ve mizacın dağılıyorsa her gülüşünde;
İnsansın…

Savuruyorsa hayat, hırpalanıyorsan!
İnadına tokatlara çeviriyorsan yüzünü,
Bir çileyle mıhlanıyorsan
Ve cennet kokuyorsa kanın;
İsa’sın!

Haykırmıyorsan,
Eline vurana veriyorsan ekmeğini,
Kıvrılmıyorsa dudakların ve gözükmüyorsa dişlerin gülerken,
Geldim gördüm, yaşadım öldümse onca yıl yaptığın;
Mutlu değil, bedbahtsın!

Mitlere inanmışsan,
Saçında bit, kafanda örümcekse taşıdığın,
Son kuruşunu atıyorsan dilek kuyusuna
Ve metelik dahi kalmamışsa kurşun sıkacağın;
Koca bir sıfırsın!

Sen de bir masalsan çocuk,
Kahraman arıyorsan kendine,
Dilden dile dolaşmıyorsa adın
Ve bir dostun yoksa ayna tutacak yüzüne;
Enkarnasyon bekleyen
Anka kuşu gibi yanmışsın! 

Kahramanın kim?
Elbet anlarsın! N

29 Ekim 2014




MERHAMET !

Uçları sivri bir kin bendeki
Anlatmayın acırım
Ve ben acırsam,
Düşmanıma bile sahip çıkarım!

Aklıma giren dilime gelir
Aklımdakini de yutarım
Dilimdekini de
Sen bana yeter ki “Sev!” de...N

27 Eylül 2014




“GEL!” DE…

İçimde bir yerde
Kalbime aşk pompalayan
Geniş damarlar vardı.
Daraldı!

Kopan bir kertenkele kuyruğu gibi
Senden ayrı
Küçük aşklarda
Yavaş yavaş can verdim!

Sen şimdi kendine gel de!
Bana “Gel!” de

Aşk sana geliversin! N

05 Eylül 2014



SÜZ-GEÇ!


Bağıra bağıra gidiyorum!
Bağrımdaki et,
Yabancı bir lisan öğrenmekte…

Dağıla dağıla kayboluyorum!
Dağlanan dilim,
Sessizce ehlileşmekte…

Giderek grileşiyor renkli ruhum 
Yok oluyorum terimle, tükürüğümle!
Ne geldiyse başıma,
Senin merakından!
Gözlerimi arıyor gözyaşlarım…

Kulaklarım çınlıyor,
Ses tellerinde adım titreşmekte.
Aşktan mı ölürüz biz, açlıktan mı?
Nazar mı birikmiş yoksa,
Kalbimizin süzgecinde? N

26 Ağustos 2014



YAŞARIM!

Ahmaklığım diz boyu
Boy verdiğim yerde ölür, 
bir kaşık suda boğarım kendimi.
Artistliğimi dilime nakşederim!
Büyümenin onda dokuzu,
kazık yemek, nasıl olsa hayattan...

Özrüm büyüktür kabahatimden.
Milyonlarca aşk çıkarmışımdır,
Kendi bedenimden…
Cemrelerim düşer;
yastığa, yorgana ve çarşaflara...
Cız! eder içim,
Yanık kokusu alırım kalbimden!

Yanarken eririm ve sönerken üşür tenim…
Ölürken kaskatı kesilirim!
Ömrüm kısadır benim kelebeğinkinden,
Bir gün yaşarım, bugün yaşarım, 

O günü de aşkla yaşarım! N

14 Ağustos 2014



DENGE

“Bitti!” dedim.
Sustu ve güldü: “Canın Sağolsun!”
Sağlam gibiydi, dimdik ve mağrur!
Biliyordum, defalarca kırılıp yapıştırılmıştı o…
Durup, durup ağlardı.
Gözünden bir damla yaş gelir, dudaklarıma damlatırdı.

“Bitti!” dedim.
Güldü ve sustu: “Saçmalama!”
Provası defalarca alınmış bir oyunu izliyor gibiydik,
Ben oyuncuydum, o seyirci kalıyordu gerçeklerime.
Papuç bırakmıyordu, ağlamıyordu, beyaz atını salıvermiş,
Peşimden dörtnala koşmuyordu!
Önümde uzayan o labirente girdim ben.
Kolumda ısırık izi, ruhum delik deşik!
Aklım konuşuyordu, kalbim aklıma şaşıyordu.

“Bitti!” dedim.
Güldü ve sustu…N

12 Ağustos 2014



KÖSTEBEK

En iyi ben bilirim virüsü kapar da insan
Biri çıkar; siker atar.
“Değişmem ben!” diyeni de değiştirir,
“Senden adam olmaz” dediğini de adam eder zaman
Aşk uğruna debelenen bilir…

Her insan köstebektir biraz,
İlla da birinin gözüne, kalbine, bittabi içine girecektir.
Aşk, at gözlüğü gibidir bakar, kör olursun, 
Olduğun yerde eşelenir durursun!
Aşk bildiğin at olmaktır işte!
Öyleyse gocunma, biri gelip üstüne binecektir!
Sen onu tepeleyeceksindir, o sırtından düşecektir.
Her insan birinin kamburudur işte!

Bir bakmışsın kalbinde yeni bir yumru,
Biri o boşluğa çabucak çöreklenmiştir.


İnsan umduğunu değil, bulduğunu sevecektir…N

27 Mart 2012


SEVGİLİ'ye


Ben sana gelmiştim,

Ayaklarım henüz çıplak,

Kalbim henüz boş…

Benden yaşlı, benimle yaşıt ve benden genç

henüz geçmişti

Bir motor kalbinin üstünden…

Gözlerin vardı senin balköpüğü,

ve dudakların…

Öperken dudaklarım arasında kaybolan,

Dişlerin vardı senin inci inci, sıra sıra

Ve tenin…

Azıcık güneş görse alev alev kızaran

Sen vardın bende

Aklını, kendini unutan

Ben senin peşinde,

Ben kendi peşimde…

Senin yaşın aynıydı yıllar geçtikçe

Ben sana yetişirdim,

Sen ellerimden tutardın

Yürürdük her yere…

Senin beni sevmeni seviyorum…

Seni sevmeyi seviyorum…

İyi ki doğdun sevgilim

18 Kasım 2010




MERMER


Şimdi geçerken bir şehr-i ölü'den
Kefeni yırtıp beni izlemeye koyulur sakinler
Diri bir vücut
Canlı bir ten
Bu mermer de aşınır
Solar ten
Söner fer
Hangi kefenci sarar tenimi o vakit,
Şehvet sarmadan bedenini,
Hangi pamukçu tıkamaya kıyacak kuytularımı
Hissizce!
Olsun varsın
Kim bilir
Belki toprak altında vardır
Bu bedene hakkını verecek
Börtü böcek, yılan çıyan zebani
Ne bileyim iste,
Belki bir enkarnem iner bereketli bir rahme
Kadın olurum, erkek olurum, bu kez belki ibne olurum!

Yine mermer tende kuytularımı
Aşkla doldururum!

Nakhar 2010

30 Eylül 2010




ÇARK


Tıkır tıkır işliyor şehrin çarkları
Birbirini götürüyor doğada iki yabani
Hem teşhir ediyor ruhunu,
Hem utanıyor bedeninden
Amma velâkin ersuyuyla yıkayabiliyor mahremiyetini
Özümsenmiş parklar camekân içinde bir yatak odası
Tanımadığı yüzlerde aşk arıyor internet soytarısı
Ve ücra hamamın birinde,
Ayrılırken kirinden teni,
Yunuyor bedenini
Oğlancı güruhu yapar eder de

Uyuşmuş bilinçaltında vıttı vızır bahaneler üretir

Su değmemiş erkekliğine
-den sonra bir bakire bulup

Akıtınca iki damla kırmızı şarabı
Silindi sanır oğlancı yanı
Veledi düşünce uçkurundan kör rahme
Kendi kuyruğunu yakalamaya çalışır
Kısırlaşmış fikri içinde
Girecek bir delik arar beynini kemiren fare
Yıkadı mı kurtuldu sanır
Ne olsa elinin kiridir sokaktaki er fahişe!


Nakhar - İstanbul - 2010

30 Temmuz 2010




TANIDIK YABANCI



Ne zaman yabancı oldu bize
tanıdıklarımız?
Hayat gailesinde yoksa,
bu kadar çok mu,
derinlere dalmışız?

Ne zaman çekilmişiz bu kadar kabuğumuza,
Dört duvara anlatır olmuşuz hikayemizi,
Cenin pozisyonuna dönmüşüz sanki,
Bir o kadar hayatın içinde,
Bir o kadar uzak hayattan...

Ne zaman ölmüş ebeveynler,
ve ne zaman birey olmıuşuz,
ayrılarak rahmimizden...

Emekliye ayrılmadan
İnmiyor mu raflardan
Fotoğraf albümleri,
Telefon rehberleri
tozlanmadan...

Dün bitti,
Yarın ne getirecek belli değil,
Bugünden aramalıyız belki de
Aklımızın bir köşesinde aramak için
beklettiklerimizi...

NaKHaR 2010 İstanbul

04 Mayıs 2010




KELİMEREKTE

Kelimeler tutuşurdu bir kavgaya
Ben "erek"siz kalirdim,
Adrenalin beynime sıçradığında
Ben erekte olurdum
Kelimeler iterdi, kovalardi birbirini...
İçinden çıkılmaz fikirlerde,
Şehvetin önünde,
Hep düz bir duvar olurdu nokta.
Kelimeler düz duvara tırmanırdı
Ve Kağıdın boşluklarına
Anlamlarını boşaltırlardı...NaKHaR

2010 - istanbul

16 Şubat 2010




OTUZ YEDİ DERECE



Aklım dağılır, ben olurum!
Gidiş gelişlerim,
İçimden yeni hücreler doğurur...
Kalbim kaynar o vakit!
Vücudum kan ter içinde,
Terimden yeni bir can peydah olur...
Evirir çeviririm de önümdeki resmini hayalimin,
Bilemem ne getirir,
Tanrı'nın kaderimdeki eli...

Aklım dağılır, ben olurum!
Otuz yedi derecede.
Nefes nefese,
Titrerim, içim akar!
Getirebilmek için yaşam suyumu
Mumlar yakmalı zıhnimde
Ruhumun karanlık oyunu...

Aklım dağılır, ben olurum!
Tüm saatler sustuğunda
Köşeli bir zevk düşer kasıklarıma
Tangır tungur
Akarken ben sana doğru...NaKHaR

17 Kasım 2009





ISLAK



Bir pınarın başında,
Demlenirdim ben,
Acıya da yürürdüm, sevince de...

Uzun ve siyah ve kırılgan,
Köprülerim vardı uçurumlarımda...

Ben ağlardım,
Ben düşerdim ve yeniden doğardım,
Yok oluşumla...

Sevgiye de gelirdim, öfkeye de,
Kristal yansımalar olurdu eteklerimde
Ve bir ışık huzmesi çevrelerdi her yanımı...

Bendim o gözdeki ateş, o buğu,
Her bir damlam iz bırakırdı ardında
Siyah ve uzun ve kırılgandı köprülerim
Atlardım umarsız,
Ve bir el dokunurdu can damarıma
Sadece bir ışıltı bırakırdım
Ve tüm köprülerim kapanırdı ardımsıra...NaKHaR

fotoğraf : Evelyn Arthur Richman

22 Eylül 2009




EYLÜL RAPSODİSİ



Karanlık sabahlara uyanırım
Aylardan melankoli
Elim boş, yanım boş, aklım...
Sonsuza dek kalmayı istesem de
Gitmeyi özlerim arada bir...

Büyüyen bir tınıdır içimde hayat,
Bir acı akar vücudumun ekseninde
Uyanırım gözlerim yanar,
Çukurunda su birikir,
Dilimde tüy biter konuşmaktan
Ucunda söz birikir
Söyleyemem acım büyür,
Susarım...
Elimde aşk, yanımda aşık aklımda meşk var...NaKHaR