17 Kasım 2009





ISLAK



Bir pınarın başında,
Demlenirdim ben,
Acıya da yürürdüm, sevince de...

Uzun ve siyah ve kırılgan,
Köprülerim vardı uçurumlarımda...

Ben ağlardım,
Ben düşerdim ve yeniden doğardım,
Yok oluşumla...

Sevgiye de gelirdim, öfkeye de,
Kristal yansımalar olurdu eteklerimde
Ve bir ışık huzmesi çevrelerdi her yanımı...

Bendim o gözdeki ateş, o buğu,
Her bir damlam iz bırakırdı ardında
Siyah ve uzun ve kırılgandı köprülerim
Atlardım umarsız,
Ve bir el dokunurdu can damarıma
Sadece bir ışıltı bırakırdım
Ve tüm köprülerim kapanırdı ardımsıra...NaKHaR

fotoğraf : Evelyn Arthur Richman

4 yorum:

kremkaramel dedi ki...

Aklıma Zahrad'ın bu güzel şiiri geldi:
Ne varsa güzeldir

yuvarlak olan

kendiyle başlar çünkü

kendiyle biter

oysa öyle minnacık ki yengeç

bilmez

dünyanın yuvarlak olduğunu

Sorarsanız

ıslak der

kremkaramel dedi ki...

nakhar bu arada bloguma misafir edeyim seni yoğunluğun geçtiyse
hatta röportaj yapayım, klip çekiim:)

NaKHaR dedi ki...

@kremkaramel;

O şiire daha önce birkaç kez denk geldim :)

bayram sonrasına kadar serbestim hazırla sorularını kameranı gel yapalım röportajını sorularını beğenirsem :)

alexx dedi ki...

benide okuyun benideee die şımarmak istiorum

http://www.laviesecretedun.blogspot.com/