20 Eylül 2008



*
*
TANRI,
FACEBOOK'TAN DAHA ÜSTÜN

Lise arkadaşlarıma denk geliyorum zaman zaman, telefonlar alınıyor karşılıklı 5 dakika sonra silinip atılacağına emin olsak da... Msn soruluyor, facebook soruluyor... 

2,5 yıla yakın bir süredir msn kullanmıyorum, facebook kaydım da yoktu... "Aaaa ne garip, herkesi bulabiliyorsun" diyenler olmuştu ama kaale almamıştım... Facebook bok gibi biryer adından da anlaşılacağı gibi, gayet ha ha ha modunda espriler yapıyordum..

Öyle böyle büyük konuşmuş olacağım ki facebook'a üye oldum, sanıyorum ki istediğin herkesi bulacaksın, meğer yalnızca facebook kaydı olanları görebiliyormuşsun :) bak sen!!!

Aradım taradım ilkokul hocamı bulamadım, liseden hocalarımı bulamadım, lise arkadaşlarımdan birkaç kişiyi bulabildim, yarısıdan çoğunu zaten hayatımda görmek gibi bir gayem yoktu...
*
*
*
*
Nitekim hesabı bir daha aktif hale almama düşüncesiyle dondurdum... Aradığım birkaç hocam vardı onları da tesadüfen gördüm... bir kadın hocam çok severdim kendisini yolda beni görünce:
 "Lütfen bana tiyatro ile ilgili bişeyler yaptığını söyle" dedi ilk anda... "Kalbimi kırdılar artık o işte yokum" deyip "Üniversitenin ilk yıllarında, Oda tiyatrosundan Kaan Erkam'la çalıştım, o da rektör yardımcısıyla tartışınca kovuldu... Ardından gelen Halit Akçatepe'nin genç karısı da kendi kursunda eğitim alan, bizim üniversite öğrencilerini toplayıp geldiğinden bırak sahne önünü, arkasında bile bir çalışma yapamadım" dedim... 

Kızdı bana "5 sene, bir iki kendini bilmez için silip atamazsın..." Öylece hüzünlü bir kedi gibi bakmış olacağım ki yüzüne... telefonumu aldı, tayin olduğu okula sık sık uğramak konusunda da benden söz... Ayrıldık gitti... NaKHaR

18 Eylül 2008




İÇİMDEKİ TINILAR - 8
*
Dile kolay 4. sene-i devriyesi doluyor babamın ölümü Kasım'ın 8 inde, çok sevdiği denize nazır bir toprağın altında şimdi, seneler geçtikçe hiç babam olmamış gibi hissetmeye başladığımı düşünsem de, aslında tam tersi onu çok özlediğim, rüyalarıma hala girebiliyor olmasından belli ediyor kendini...

Şu sıralar bu duygularla dinlediğim Chris De Burg'ün "My Father Eyes" (Babamın Gözleri) isimli, sözleri benim için giderek babama dönüşen yüzümden dolayı çok anlamlı olan şarkısını şuradan dinleyebilir, beğenirseniz indirebilirsiniz...N

16 Eylül 2008



NAKHAR'IN CİLVESİ

Beni adım Nakhar...dı bir zamanlar, yani doğduğumda, annem kız bekliyordu, bu yüzden istemiyordu... Kendi ailesinden sevdiği birinin adını verdi bana... Yani Türkçe'sini... İbranice'nin çetrefilli dilinden türemiş bir isim...
*
Ekşi de şöyle yazıyor: Bir erkeğe verilebilecek en güzel isim
*
30'a 27 vardı o zamanlar, şimdi tam tersi 30'a 3 kaldı... bu yıl eski ben'e kavuşmaya çalışıyorum... öyle işte... inini dibini zaten şurada yazmıştım... :) NaKHaR

Dipnot; Bazı bloglarda Bağlantı Linkim (RSS) düzgün çalışmıyor anladığım kadarıyla link ekleme kısmına gidip "gayganzemin.blogspot.com" linkini http://feeds.feedburner.com/nakhar/ olarak değiştirirseniz problem kalmayacaktır bilginize...
*
*
Bu arada içerik takibi alamadığım bloglar sırasıyla şöyle; Ferhanca , Perişte bir ayar çekerlerse çok makbule geçecek... Bu arkadaşların sayfasında Atom (Kaydol) linki gözükmüyor...

14 Eylül 2008




SKANDAL AİLESİ - 14


- Ziyaretler -

Oldum olası kalabalık içine girmekten ürkmüşümdür… Hele de akraba ziyaretleri beni fazlasıyla geriyor… Daha önce de şurada bahsettiğim konu yüzünden bu gerginliğim…
*
Haftasonu için annemin yanına geçtiğimde, hem uzun süredir görmediğim büyük yeğenimi görmek hem de büyük ablamla konuşmak istediğim birkaç şey olduğundan ablamı da ziyaret ettim…
*
Daha önce de dediğim gibi her gidişimde birtakım şeyler olmuş oluyor beni şaşırtan, bu kez küçük amcamın şeker hastası olduğunu öğrendim, rahatsızlanmış…
*
Sabah işyerinde ziyaret etmem için ablam baskı yapıyor, bense çalıştığı yerdeki (uzaktan akrabamız olan) insanları hiç sevmediğimden istemedim…
*
Akşamdan gittik, amcam 45 yaşında olmasına rağmen (babama çok benziyor yaşlandıkça) çok durgunlaşmış, eskiden yaşını sorduğumda 18 diyordu şimdi ise bir ayağımız çukurda…





Kafam karışık biraz bu yüzden, ailede Dedemin, 4 halamdan 3’ünün, babamın ve en sonunda amcamın da şekeri çıktı… Kendime dikkat ediyor muyum? Bu sorunun cevabına evet demek isterdim, ama sevgilim kocaman bir kase salata hazırlayıp on kere salatadan da ye demesine rağmen çok nadiren didikliyorum domateslerinden…
*
Yalnız kalınca yemek yiyemiyorum, 4-5 saat kadar bir uykuyla duruyorum, sanki uyursam bir şeyler kaçacakmış gibi geliyor nedense… Yazının dağınıklığını bağışlayın… N

12 Eylül 2008

NEFRET AŞKI DOĞURUR!

Delikanlı'nın cool mimine maruz kaldıktan sonra yazmak için düşünüp taşındım... Şimdiye dek, nefret duygusunu hiç iliklerimde hissetmedim desem yeridir... Nedeni, nefret duyduğu şeylere 360 derece dönüp aşkla bağlanmak ve onlardan biri olmak istemediğimdendir!..

Erhan Bey'in şu entrysinden de hareketle, eşine, sevgilisine, arkadaşına ve vesairesine sevgisini gösteremeyenlerden hoşlanmıyorum...

Annemin, yanında bir konu üzerinde biriyle tartışırken beni belli belirsiz dürtüp "sen sus" demesinden hoşlanmıyorum... Kendimi savunabilecek yaşa, zekaya sahibim çok şükür...

Çocuğunu yetiştirmeyi (akıl ve kültür yönünden) bilmeyip suçu çevrede, çareyi dayakta bulan insanlardan hoşlanmıyorum...

Dini ağzına sakız, ayakkabısına kösele, başına takke yapmış içinde sayısız orospuluk barındıran kişilerden hoşlanmıyorum...

*

*

S.klerini dışarıda gördükleri kadınlara, erkeklere, hayvanlara yetmiyor gibi 0-12 yaş çocuklara sokmaya çalışan beyni s.kilmişlerden hoşlanmıyorum!!!

Ağzı açıklardan, yani şapşal ve anlamsız bir ifadeye sahip yüzlerden hoşlanmıyorum...

Alışverişte bedensel gücünü sonuna kadar tüketen, o dükkan senin bu dükkan benim dolaşıp, hiçbirşey almadan geri dönen kadınlardan hoşlanmıyorum...

Vücudumun tek bir noktasına çin işkencesi gibi sürekli dokunulup  "baksana baksana" diye tekrarlanılmasından hoşlanmıyorum böyle bir durumda elimin tersi bunu yapan kişinin yüzüne iner ya da gözlerimi pörtletip en nemrut halimle böğürürüm...

Muhatap almadığım kişilerin yüzüme söyleyemediklerini, arkamdan konuşmalarından hoşlanmıyorum...

Biri bin yapan, dedikoducu, yorganı kaşıntı yapan pire için yakan kişilerden hoşlanmıyorum...

*

*

Yalancı, çıkarcı ve bir o kadar da yüzsüz kişilerden hoşlanmıyorum...

Hakkımda söylenenlere bana sormadan, beni tanımadan, benimle konuşmadan inanıp sırt çeviren kişilerden hoşlanmıyorum...

Bütün ipleri başkalarının eline vermiş kuklalardan (siyasetçi, işyeri ve kişi) hoşlanmıyorum...

Elalem ne der düşüncesini kafasından atamayan insanlardan hoşlanmıyorum...

Bunlardan biriyseniz LÜTFEN KAPININ ÖNÜNDE BEKLEMEYİNİZ... NaKHaR

en dip not: Nefret yayılsın istemediğimden kimseyi mimlemiyorum... :)