02 Kasım 2014



GERÇEK HİKAYELER

Maillerimi karıştırırken 2010’da sevgilimden gelen şu maille karşılaştım…

"Yıllarca sevilmiş, bir evde yaşamış güven duymuş bir köpek bir gün aniden parmaklıkların arkasında, soğuk taşların üstünde buluyor kendini" (gözleri doluyor.) "Terk edilmenin acısıyla, hayata küsen, mamasını yemeyi reddederek intihar eden o kadar çok köpek gördüm ki..." (burada nefesi kesiliyor.) Başından geçen bir olayı aktarıyor hemen, "Bir gün dünya güzeli bir rottweiler'ı ailece getirdiler buraya. Ben karşıladım. Sorunun ne olduğunu sorduğumda adam bana "Onu buraya bırakacağız, artık istemiyoruz" deyiverdi. Öylesine soğuktu ki ses tonu, bakışları. İnanamadım. Yavrucak olan bitenden habersiz hala adamın yanında duruyordu. Sonra elime tasmasını tutuşturdu ve bir kere bile arkasına bakmadan gitti. O an yavrucağın gözündeki bakışı hiç unutamam. İnanamıyordu sanki olanlara..." Ve bu rottweiler'ı Deniz Hanım barınaktaki bir kafese yerleştirmiş o gün. Bir süre beklemiş yavrucak ama ümidini kesince önce tepkisizleşmiş, ardından yerinden kalkmaz olmuş ve sonunda mamasını yemeyi de reddetmiş.  Deniz Hanım, gidişatın farkına varınca, bu adama ulaşmak için İstanbul'u birbirine katmış, bir ortak arkadaş bulmuş ama her şey için artık çok geç kalınmış. Yavrucak, terk edilmenin verdiği üzüntüyle intihar ettiği için melek olmuş. Anlatmaya devam ediyor: "Çıldırdım, göz göre göre köpeğini ölüme terk eden bu aileye iki çift lafım vardı. Hemen ortak arkadaşımızı aradım. Amacım adamın telefonunu alıp, açıkçası sağlam bir konuşma çekmekti. Arkadaşıma durumu anlatmak için aradığımda öğrendiklerim ise kanımı dondurdu" diyor.  Deniz Hanım. O ailenin köpeklerini terk ettikten sonra dönüş yolunda bir kaza yaptığını ve öldüğünü öğreniyor. "Hepsi ölmüştü, sanki lanetlenmiş gibi..." derken şunları da ekliyor sözlerine "Yıllar içinde gördüm ki, hayvanlara iyi davrananlar bir şekilde korunuyor. Sanki hayat, Allah onlara göz kulak oluyor. Ve inanın bana hayvanlara kötülük yapanlar hep kaybediyor..."





Hayvanlar Tanrının sessiz kullarıdır. Onları dışarıda beslemiyor, evinize almıyor ya da onlardan korkuyor olabilirsiniz. Bir canı sahiplenmişseniz, terk etmeyiniz, sahiplendiriniz...N

6 yorum:

Aleph'in Hikayesi dedi ki...

Dersimi aldım bu yazıdan... Gerçekten çok etkileyici.

Kaan Arer dedi ki...

Bu yazıyı okurken kedim yanağını benim elime sürtmeye çalışıyordu. bazen parmaklarımın klavyede bu kadar uzun kalmasını kıskanıp ortasına atlıyor, sonra da boynuma dolanıyor. böyle bir sevgi yumağını bir elimle severken böyle bir yazı okuyunca kendini kedimden ötürü şanslı hissettim. iyi ki sahiplenmiş beni...

Nakhar G.Y.A dedi ki...

@Aleph'ib Hikayesi;

Ders olsun diye yazmamıştım ama sevindim... :)

Nakhar G.Y.A dedi ki...

@Kaan Arer; Benim durumum biraz daha tuhaftı çünkü koltuğun kolunu tırmalayarak yırtan kedimi ensesinden tutup sokağa atmaya karar verdim geçen gün, havanın kararmasını beklerken bu maili görünce aha dedim sana çok güzel bir işaret! :) Sonra mıncıkladım kıyamadım Dana'ya

Miss Tiffany dedi ki...

Ay ohhhh canıma değsin, bir canlının başka bir canlıyı aşağı görmesi/zulmetmesi veya eşya gibi muamele yapmasının bedeli/cezası ölümdür ve mutlaka da öyle olmalıdır :)

Içimi ferahlatan bir yazı oldu, çok teşekkür ederim :*

Nakhar G.Y.A dedi ki...

@Miss Tiffany; Rica ederim... İnsanın kendisine saygısıyla doğru orantılı bence diğer canlılara, eşyalara saygısı...