16 Mart 2008


Mim !
Aslıberry mim’lemiş bizi... Çocuk istismarı konusunda söyleyecek o kadar çok şey var ki ; Aslıberry’nin de dediği gibi tek istismar cinsel istismar değil elbet.

Ben cinsel istismar dışında kalan bütün istismarları yaşamış bir bireyim: Güvensizlik, aile içi şiddet, alay konusu olma, korku, ve sayılamayacak niceleri… Hiç oyuncağı olmamış küçük bir çocuktum, aldıklarımı ya parçalıyor ya da bir şekilde bozuyordum,
içimde yaşadığım tüm depresifliğe karşı bir isyan birikintisi vardı….

Aile sırlarını dinlemekten, bunlara karşı önlem alan tek kişi olmaktan, kimselere bir şey anlatamanın verdiği omuzlarımda ki ağır yük…

Hep “ Asla ve asla aile bireylerinden birine benzemeyeceğim” diyerek daha 4 ila 6 yaşlarında kendime bu konuda sürekli bir telkinde bulundum… annem yeterli olmadığını bize çok fazla belli etti… Sürekli topluma endeksli yaşamak zorunda hissettirildim… İçimdeki aykırı tohumların yeşermesine rağmen…

Bir çocuğum olsaydı diye başlayan bir çok cümle kurdum…

Belki de bu yüzden Nilüfer’in ben daha ilkokul sıralarının tozunu yutarken dillendirdiği ÇOK UZAKLARDA şarkısı çekilen yağmurlu klibiyle benim ilk şarkım olmuştu…. Bu şarkıyı daha okumayı yazmayı bile tam olarak sökememiş bir çocuk olarak ezberlemiş olmak ve müzik dersinde de ilk kez bu şarkıyı söylemiş olmak gerçekten benim için atlatılması güç bir badireye sebep oldu….

O zamanki gırtlak tam bir çocuk gırtlağı, ve sesimi istediğim gibi inceltebiliyordum… Tam da nilüfere yakın bir ses tonuyla söylerim bu şarkıyı…Şu an hala bu şarkıyı dinliyorum bana bütün eskiyi hatırlatır.


Caddelerde Rüzgar
Aklımda Aşk Var
Gece Yarısında
Eski Yağmurlar
Şarkı Söylüyorlar
Sessiz Usulca
Özlediğim şimdi
Çok uzaklarda…

Deli dolu günler
Hayat güzeldi
Kahkalarıyla
Günler geçerdi
Ellerim uzansa
Dokunamam ki
özlediğim şimdi
Çok uzaklarda

Özlediğim hala çocukluğum, uzansam dokunamayacağım tek şey çocukluğum….

Lütfen ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN!!!

13 Mart 2008




Kumdan Kale

Eril bir gölgenin
Ardına düştü ruh.


Karanlığın Mahrem matemini örten
Renkli bir çingene eteğiydi gün


Yavşak fantaziler vardı akıllarda
Gece yarısı cirit atan
Açık seçik düşler


Elmanın tamamını yiyiyordu Adem
Havva kalakalıyordu
Olduğu yerde ağzı açık.


Gündüz tanrıya tapınırdı insan
Gece kendi uçkuruna


Beli gevşek adamlardık ne de olsa
Etrafımızda fır dönüyordu
Vajinası sarkık kadınlarımız
Belki bu yüzdendir
Ölümlü tanrılara bağlılığımız.


Çok dinledim yobaz söylemlerini
Varsın yıksın
Tanrı denen çocuk
kumdan kalelerimi.

Nakhar 2008-İstanbul

01 Mart 2008


İNSAN + GÜNAH = DİN!

İstavroz çıkardı cebinden kedi
Çarmıha gerilirken isa
Acıyla açılmış gözleri vardı
Gözlerin açık gidildiği türden

Korkunun tepeleme doldurulduğu
Korku kokan bir canlıydı insan

Davut'un son yıldızı kayıyordu uğursuzca
Ve dilek tutuyordu kimileri
Uğur getirsin diye şuursuzca

Düşen çakralarını topluyordu Buda
Ölü tenini yıkıyordu kadın
Ganj'ın kıyısında

Örtülerin gerekliliğini
Soyunduğunda anlıyordu
Mahrem gözler ona dikildiğinde...
Bedenin cazibesini ise
Günahlarından arındığında...

Dine kurban verilenlerle
Şeytana kurban edilenler arasında
Pek de fark yoktu
Nitekim Tanrı'nın da
Şeytan'ın da ihtiyacı yoktu ...

Ve düşünüyordu insan
Günahsız bir din yaratılabilir miydi?
Doğumla ölüm arasında... NaKHaR

05 Şubat 2008






AH BİR ŞANSIM OLSA :)



Çin İlkesi
bir ev satın alabilirsin
ama yuvayı alamazsın
bir yatak alabilirsin
ama uykuyu alamazsın
bir saat alabilirsin
ama zamanı alamazsın
bir kitap alabilirsin
ama bilgiyi alamazsın
bir mevkiye kavuşabilirsin
ama saygıya değil













doktora para ödeyebilirsin
ama sağlığa değil
ruhunu satın alabilirsin
ama hayatini değil
seksi satın alabilirsin
Ama ASKI değil
Bu cin ilkesi şans getirir.
Hollanda'da orijinal nüshası saklanıyor.
Bu ilke şimdiye kadar 8 kez dünya üzerinde dolaştırıldı. Bu ilkeyi edindikten sonra şansın açılacak. Bu bir saka değil. Şansın açılacak. Sansa ihtiyacI olan kimselere bu maili yada kopyalarını ula$tir. Para gönderme çünkü baht satın alınamaz. Bu mektubu 96 saatten fazla elinde tutma Yasanmış bazı örnekler:













Costantino 1953 senesinde bu mektubu alınca sekreterine 20adet kopyasını hazırlamasını söyledi: 9 gün sonrapiyangodan 9 milyon ikramiye kazandı
Carlo, memur, bu mektubu aldı ve daha sonra unuttu. birkaç gün sonra isini kaybetti, sonrasında mektubu zincir seklinde gönderdi ve sansı açılıverdi
1967'de bruno mektubu aldı ve gülerek fırlatıp attı.birkaç gün sonra oğlu hastalandı.mektubu arayıp buldu ve 20 kopyasını gönderdi; 9 gün sonra oğlunu iyileşmeye başladığını gözlemledi.
İmzalama, basitçe 20 kopyasını gönder ve birkaç gün içinde neler olacak diye bekle Bu ilkeyi sana gönderiyorum çünkü dünya üzerinde dolanımını sağlamak zorundasın 20 kopyayı arkadaşlarına, tanıdıklarına gönder. Birkaç gün içinde iyi haberler alacaksın ve bir Sürprizle karşılasacaksın..Kısacası bu bir gerçek, batıl inançlı olmasan bile..Bu sayfalar iyi şans için gönderildi sana. Senin iyiliğini isteyen kişilere teşekkür, şans gönderir göndermez gelecektir.



Bunu bana gönderenin Allah tepesinden baksın iki ucu boklu deynek inansan bir türlü inanmasan başka birşey ama mail adresim otomatik olarak bu malleri listemdeki insanlara yolladığı için bir sürü çemkirme mesajı aldım haberiniz ola :(
NaKHaR




02 Şubat 2008




ZAMAN GEÇTİKÇE İYİ


Herkese yine yeni yeniden merhaba, aradan bir ay geçti ve ben kendimi çok daha iyi hissediyorum... Blog mlog gözüme gözükmüyor, desem de gaykedi'min arada bir şunu yapıyorum, bunu yapıyorum demesi vs. beni fena halde gazlıyor... :) ama belli etmiyorum... Ah zamanım olsa neler yaparım :)) Nihayetinde benim yazacaklarım benden ibaret, her güne bir yazı beni aşar... dostlar size söylüyorum sevgilim sen işit durumu yani :))


gelelim nihai konulara, aşka gelip 1. sınıfta bıraktığım 18 ders vardı 2. sınıf dersleriyle birleşince toplamda 30 dersten sorumluydum ve geçen yıl çoğunu verip alttan 9 derse kadar düşmüşüm, ama bedenimdeki uyuşukluk, herşeyi boşverme, can sıkıntısı, arada bir hortlayan depresyon, ve artık kedime, yalnızca kendime zaman ayırmamla birlikte durulan duygularım, sakinleşen ruhum (kadın gibi düşünmek yazısını okuyanlar bilir) olmadığım değil istediğim kişi oldum kısaca... şimdi alttan yalnızca 1 ders var... onu da ok rahat verebilirim seneye...gelişmelerle görüşürüz artık...
NaKHaR