
Mim !
Aslıberry mim’lemiş bizi... Çocuk istismarı konusunda söyleyecek o kadar çok şey var ki ; Aslıberry’nin de dediği gibi tek istismar cinsel istismar değil elbet.
Ben cinsel istismar dışında kalan bütün istismarları yaşamış bir bireyim: Güvensizlik, aile içi şiddet, alay konusu olma, korku, ve sayılamayacak niceleri… Hiç oyuncağı olmamış küçük bir çocuktum, aldıklarımı ya parçalıyor ya da bir şekilde bozuyordum, içimde yaşadığım tüm depresifliğe karşı bir isyan birikintisi vardı….
Aile sırlarını dinlemekten, bunlara karşı önlem alan tek kişi olmaktan, kimselere bir şey anlatamanın verdiği omuzlarımda ki ağır yük…
Hep “ Asla ve asla aile bireylerinden birine benzemeyeceğim” diyerek daha 4 ila 6 yaşlarında kendime bu konuda sürekli bir telkinde bulundum… annem yeterli olmadığını bize çok fazla belli etti… Sürekli topluma endeksli yaşamak zorunda hissettirildim… İçimdeki aykırı tohumların yeşermesine rağmen…
Bir çocuğum olsaydı diye başlayan bir çok cümle kurdum…
Belki de bu yüzden Nilüfer’in ben daha ilkokul sıralarının tozunu yutarken dillendirdiği ÇOK UZAKLARDA şarkısı çekilen yağmurlu klibiyle benim ilk şarkım olmuştu…. Bu şarkıyı daha okumayı yazmayı bile tam olarak sökememiş bir çocuk olarak ezberlemiş olmak ve müzik dersinde de ilk kez bu şarkıyı söylemiş olmak gerçekten benim için atlatılması güç bir badireye sebep oldu….
O zamanki gırtlak tam bir çocuk gırtlağı, ve sesimi istediğim gibi inceltebiliyordum… Tam da nilüfere yakın bir ses tonuyla söylerim bu şarkıyı…Şu an hala bu şarkıyı dinliyorum bana bütün eskiyi hatırlatır.
Caddelerde Rüzgar
Aklımda Aşk Var
Gece Yarısında
Eski Yağmurlar
Şarkı Söylüyorlar
Sessiz Usulca
Özlediğim şimdi
Çok uzaklarda…
Deli dolu günler
Hayat güzeldi
Kahkalarıyla
Günler geçerdi
Ellerim uzansa
Dokunamam ki
özlediğim şimdi
Çok uzaklarda
Özlediğim hala çocukluğum, uzansam dokunamayacağım tek şey çocukluğum….
Lütfen ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN!!!
Ben cinsel istismar dışında kalan bütün istismarları yaşamış bir bireyim: Güvensizlik, aile içi şiddet, alay konusu olma, korku, ve sayılamayacak niceleri… Hiç oyuncağı olmamış küçük bir çocuktum, aldıklarımı ya parçalıyor ya da bir şekilde bozuyordum, içimde yaşadığım tüm depresifliğe karşı bir isyan birikintisi vardı….
Aile sırlarını dinlemekten, bunlara karşı önlem alan tek kişi olmaktan, kimselere bir şey anlatamanın verdiği omuzlarımda ki ağır yük…
Hep “ Asla ve asla aile bireylerinden birine benzemeyeceğim” diyerek daha 4 ila 6 yaşlarında kendime bu konuda sürekli bir telkinde bulundum… annem yeterli olmadığını bize çok fazla belli etti… Sürekli topluma endeksli yaşamak zorunda hissettirildim… İçimdeki aykırı tohumların yeşermesine rağmen…
Bir çocuğum olsaydı diye başlayan bir çok cümle kurdum…
Belki de bu yüzden Nilüfer’in ben daha ilkokul sıralarının tozunu yutarken dillendirdiği ÇOK UZAKLARDA şarkısı çekilen yağmurlu klibiyle benim ilk şarkım olmuştu…. Bu şarkıyı daha okumayı yazmayı bile tam olarak sökememiş bir çocuk olarak ezberlemiş olmak ve müzik dersinde de ilk kez bu şarkıyı söylemiş olmak gerçekten benim için atlatılması güç bir badireye sebep oldu….
O zamanki gırtlak tam bir çocuk gırtlağı, ve sesimi istediğim gibi inceltebiliyordum… Tam da nilüfere yakın bir ses tonuyla söylerim bu şarkıyı…Şu an hala bu şarkıyı dinliyorum bana bütün eskiyi hatırlatır.
Caddelerde Rüzgar
Aklımda Aşk Var
Gece Yarısında
Eski Yağmurlar
Şarkı Söylüyorlar
Sessiz Usulca
Özlediğim şimdi
Çok uzaklarda…
Deli dolu günler
Hayat güzeldi
Kahkalarıyla
Günler geçerdi
Ellerim uzansa
Dokunamam ki
özlediğim şimdi
Çok uzaklarda
Özlediğim hala çocukluğum, uzansam dokunamayacağım tek şey çocukluğum….
Lütfen ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN!!!





