16 Nisan 2009




DOKTOR DOKTOR KALKSANA



Ay şöyleydi vay böyleydi diye uzun uzun yazmayacağım, gittiğim doktor ilki seminer bahanesi olmak suretiyle beni 2. kez ortada bıraktı, anladım ki eldekiyle yetinmek gerekiyor (o da 30'lu yaşlarının başında sempatik bir hanım asistan) kadın psikiatristimizle yolumuza devam edeceğiz...

Güzel sorular sordu, olduğu gibi anlattım, şimdi merak edenler olacaktır ama yazamayacağım gizlilik ilkesine bağlı kalarak, aynı zamanda da yanlış anlaşılmaları önlemek açısından...

Sonuç şu ki, pek öyle delilik sınırında bir sorunumuz yokmuş çok şükür, sinirlendiğim şeyler de çok az ve takıntı yaptığım konularmış "çok iyi gördüm seni" dedi bana (meslek icabı gibi gelse de öyle olmadığını çok kısa sürede anladim) herhangi bir hap vermedi (istersem hafif bir sakinleştirici yazabileceğinden bahsetti ama istemedim)

Gaz vermek için mi yoksa gerçekten yüzüme nur geldiğinden mi bilinmez kendi kendimi tedavi ettiğimden dem vurdu ayrılmadan önce... (koltuklarım kabarmadı değil yani)NaKHaR


12 Nisan 2009





Bİ MİM
!

OLMAK YA DA OLMAMAK



Haspam İşte beni mimlemiş sağolsun, hemen yazalım dedim, zira sınavlara çalıişıyorum yoğunum (yerseniz) Konumuz kısaca Kadın olsaydın kesinlikle yapacağın ve yapmayacağın 5 adet avranış biçimi efendim...

Bunları Yapmazdım....

- Yüzüme bir kilo makyaj yapmazdım
(sadece biraz far biraz rimel ve fondoten ile harikalar yaratırdım kendimde...)

- Beğendiğim bluzu bulabilmek için bütün mağazaları dolaşmazdım
- Bi erkek beni terketti diye salya sümük ağlamazdım
- Kilo alıp vermekle zamanımı harcamazdım
- Orda burda beni seks için sıkıştıran sevgiliyi çekmezdim...

Bunları Yapardım...

- Dışarıda hanımefendi
- Evde hizmetçi
- Yatakta da fahişe olurdum
- Arkamdan konuşan mahalle karılarını sustururdum
- Bi kadın olarak en iyi dostum yine bir kadın olurdu... (şiddetli tavsiye)NaKHaR


Er kişiler için Kadın Olsaydı, Dişiler için de Erkek olsaydı mimin mantığı efendim... okuyan yazsın 260 kişiden hangi birini mimleyeyim ki ben şimdi :))
-

10 Nisan 2009





YOĞUNUM - YORGUNUM




Yeğenimin nişanı oldu sıkıntıdan öldüm, küçük abimin ikinci çocuğu (kız) dünyaya geldi, henüz yüzünü görmedim...bitirme tezime sonunda başlayabildim... sınavlarım başlıyor, akıl doktoruyla randevumu birkaç gün sonraki sınavsız boş günüme erteledim vs vs vs... yoğunlukla yorgunluk arasında mekik dokuyorum, sevgilim de olmasa nefes alacak bir boşluğum kalmayacak sanırım...

Olur ya önümüzdeki iki hafta pek sesim çıkmazsa hepinizi selamlıyorum...bir bloğum oluğunu gelen yorumlar mailime düşmese unutacağım o kadar... :)) NaKHaR


04 Nisan 2009




TANIŞTIRMA SERÜVENİ II

Yarın büyük yeğenim nişanlanıyor, şu yazımdan sonra aileyi işlemeye devam ettim tanıştırmak için, en uygun zamanın nişana gelmesi olacağından dem vurarak, sonra vazgeçip sustum, olacak gibi değil, hazır değiller! Derken dökülmeye başladılar birer birer...


I.


Annem: Gaykedi gelecek mi nişana?
Ben: Henüz belli değil anne, ama çok istiyor, ben de tabii..
A: Geldiğinde oynar mı nişanda?
B: Hiç sanmıyorum, zaten o gelirse bende oynamam.
A: O zaman gelmesin! :) hem gelince nerde kalacak ki?
B: Geri döneriz biz nişandan sonra, inciğini cinciğini düşünüyorsun anne yaa... :)
A: Tamam o zaman gelsin madem ne diyeyim... (yanaklarından öpülmüştür)









II


Yeğenim: Dayı nişanıma arkadaşını da çağırmayı düşünüyorum...
Ben: Çok sevinirim ama, şu an biraz limoniyiz düzelirse geliriz..
Y: Mail atarım ben davetiyeyi, sen mailini ver bana da..
B: Tamam
Y: Yalnız dayıcım geldiğinizde sarmaş dolaş olmazsınız öyle iki arkadaş gibi oturursunuz olur mu?
B: Yuh! diyorum sana, şaka yapıyorsun heralde, tabii ki öyle duracağız, zaten bu ülkede normali! bu...
Y: Ne bileyim dayı, öylesine söyledim işte, beklerim kesinlikle...










III

Küçük Ablam: Ne oldu sizin aranız, barıştınız mı?
Ben: Evet
K: Ben ne demiştim sana, eee neler oldu anlat.
B: Ne olsun işte, normale döndük, öyle acayip bir durum olmadı işte.
K: Bak ne diyeceğim, nişana getirsene onu da.
B: Söyledim bakalım, gelirse, kesin birşey yok şu an...
K: Niye kesin değil, gelmek mi istemiyor?
B: Yaa nişana 2 hafta var, bir işi çıkar birşey olur..
K: İyi o zaman gelsin gelsin tanışırız...
B: Bakarız..

Nihayet o gün geldi çattı, nişanın şehir dışında olması, İstanbul'dan kalk, git gel, ben bile gidip gitmeme konusunda kendi adıma ikilemde kalmışken (yapmam gereken işlere yoğunlaşmak yerine) ve koca bir gün kaybı diye düşünürken, Onu da peşimde sürüklemekten vazgeçtim... Mermi namluya sürüldü (yani herkes tanışmak için hazır halde) kısa ve uygun bir zamanda bu işin altından kalkmayı düşünüyoruz... Kısmet... NaKHaR



01 Nisan 2009

*
*
'' Beni anlamıyorlar...
Beni anlamıyorlar...
Çünkü ben;
Onların kulaklarına göre ağız değilim! ''
F. Nietzsche
*
*
Bu günlerde bu sözün benim için önemi çok büyük nedense, "a" desem birilerinin bam teline dokunuyorum, öfke mi? sadece bir iki saniyelik bir yanma hissediyorum boğazımdan mideme inen... Sonrasında çabucak yokoluyor... Sanırım yaşlanıyorum... İyi birşey bu... NaKHaR