07 Ağustos 2009




AŞK MASONU !



İnsanda biraz edep, biraz vicdan olmalı, karşısındaki insan her ne olursa olsun sevmeli, sevemiyorsa efendim saygı duymaya çalışmalı, kısacası yaşadığı hayat, eklemsel duruşu, cinsel tercihi her ne olursa olsun koşulsuz kabul edilmeli, insan olmanın tek ve asıl kuralı budur...

Birileri, hakkımda birisine; "nakhar hür ve kabul edilmiş masonmuş!" gibi birşeyler söylemiş olmalı ki, o birisi gelip üzgün bir smileyle doğru olup olmadığını teyid etmek istemiş bana sorarak...

Kendi halinde bir insanım dostlarım, hayatta kabul görmüş tek farklılığım eşcinselliğimdir... Bu bile farktan sayılmazken kendi akıl dünyamda, aklınızın alabilmesi için lafın gelişi söylüyorum...

Bağlı olduğum tek din AŞK'tır benim... Bu dini de tek bir kişiyle yaşıyorum 45 aydır...Gaykedi'mle... Bağlı olduğum en büyük topluluk çekirdek ailemdir... Bundan sonrada feriştahı gelse tanımam...

İnandığım tek Tanrı'ya şükürler olsun iç ve dış bedhahlara yenilmeyerek 27 yaşıma geldim, artık biraz büyüyünüz dostlarım...NaKHaR

01 Ağustos 2009


KISA KISA!
Ordan, Burdan, Bizden...

Abimle annemin hatırına iletişim kurmaya çalışıyoruz, eşi ve çocuklarını ihmal konusunda yaptığı haddini bilmezlikler neticesinde boyunu aşan çukurdan çıkmayı kendi istemedikçe, kendime öyle bir abim olmadığı konusunda telkinde bulunuyorum...

Ortanca ablamın kızı (yeğenim) uğraşlarım sonucunda 2'lerle dolu ama zayısız bir karne getirdi, yazdırıldığı spor faaliyetlerinde cirit atmada Türkiye 1.si oldu... şu an ergenlik dönemi saçmalıkları ve yaptığı onca saygısızlığı yok sayamayarak kendime öyle bir yeğenim olmadığı konusunda telkinde bulunuyorum...

Bu iki telkinde de gayet başarılıyım, bakışlarım içinden geçip duvara çarpıyor...

Küçük ablam'ın hepimize fazla gelen çocuksu ruhunu biraz olsun ehlileştirmeye çalışıyoruz ailecek, şimdiye dek hatalı olduğu, hatalı şekillerde dile getirilldiğinden nasıl bir yol izleneceği kara kara düşünülmekte... psikolojik destek almaya kendi de yanaşmıyor... Eşiyle (küçük eniştem) ev değiştirme telaşında ve uzak durmaya çalışıyorum...

Büyük eniştem (büyük ablamın eşi) birşey söylese de cevabını yapıştırsam diye bakıyorum, ailemin, şimdiye dek babamın yaptığı yardımlarla götünü doğrultması, ablamın hatırına bunları dile getirmeden susup oturmamız, ve babamın ölümünden sonra bize karşı havalanması, aileme karşı terbiyesizliğe varan yaklaşımları gözümden kaçmıyor...

Annem, tüm bu karmaşa içinde patlamaya hazır bir volkan olan beni "oğlum sen sus karışma" telkinleriyle biçare bir çaba içerisinde...

Okuduğum 14 yıl boyunca babam dışında kimseye avuç açmadım, geriye kalan üniversite hayatımda da babam + burslar + market aktivitelerinden kazandığımla kendi hayatımı idame ettirebildim şükürler olsun... Hayatımda kimse söz hakkına sahip değil, yaşadığım hayatı kimsenin eleştirmeye hakkı yok... Süt hakkı dolayısıyla annem'i olaylar dışında tutuyorum... Hakkımı aramasını da biliyorum zamanı geldiğinde...

Herşeye rağmen çok mutluyum, huzurluyum, canlılara olumlu gözlerle bakıyorum, çevremde olumsuz fikirli, depresif kişileri uzaklaştırıyorum ailem haricinde...dünyaya geliş amacımı keşfediyorum yavaş yavaş...Ailemi toparlıyorum, bu birkaç yılımı alacaktır ama o sabır bu bedende mevcut, bunu da biliyorum...  NaKHaR

24 Temmuz 2009




ÇİNGENE NAKHAR !



Kaynanam skandal ailesinin olaylarını duydukça Gaykedi'me "nakharın ailesinde bi çingenelik var mı?" diye gayet içinden gelişine bir soru sormuş ben yokken... Dünyada ki en iyi kaynana benimki derdim bunu duymadan önce, ben muhabbet olsun diye skandal ailesinin güncesini anlatıyorum, o da fırsattan istifade kaynanalık yapıyor... Demek ki ne kadar iyi olursan ol evladını biri dizinin dibinden almaya kalkınca iş değişiyor :))

İlk duyduğumda nasıl fena oldum anlatamam gözlerim doldu ağlayacaktım neredeyse, ama geçti. Ben onu çok seviyorum... anne de olsa kaynana da olsa....

bir söz okudum kaynana ne kadar kötü de olsa kaynanaya saygı duymayı gerektiren 2 özelliği varmış 1.si eşinizi o doğurmuş 2.si eşinizin annesiymiş.... :)NaKHaR

03 Temmuz 2009




HUZUR AİLESİ!

44 KİLOLUK DİŞİ BOKSÖR

Küçük ablamın boşanmayla ilgili mevzusundan şurada bahsetmiştim... içimin yağlarını eriten kısma gelmek istiyorum...

Eniştem yeğenimi alıp götürmüştü o gece, ertesi gün ben kendi evime dönmüştüm, annemler hiç olağan olmayan bir şekilde arayıp duruyorlar, ağızlarında bir bakla var ama anlamıyorum...

Aynı gün içinde 4 kez sınavlarımın nasıl geçtiğini sorup duruyorlar, işkillenmemek içten bile değil, burnuma kötü kokular geliyor derken...

Sınavlarım bitti kedimin yanında huzura erdiğim anda telefon geldi, yine bildik sorular nasılsın filan feşmekan...

Ardından ağızlarda gevelenen bomba patladı..




Küçük Ablam: Biliyor musun yeğenin sünnet oldu.. (evett güzel bir haber amaa) aynı zamanda görümcemi döverek hastanelik ettim... (kahkahalarla gülüyor) (kadın ablamın 2 katı)

Ben: Ne alaka? anlamadım nasıılll?

Ablam: Oğlumu benden habersiz sünnet ettirmiş bende ağzından burnundan kan gelinceye kadar dövdüm, oğlumu da alıp geldim...

Ben:!!!!!??!!!

Ablam: Enişten boşanma davası açmaktan vazgeçmiş, ayrı ev tutana kadar burda kalabilirsin dedi, bende keyfime bakıyorum... çelimsizim diye sesim çıkmaz sanıyorlar ama hepsinin hakkından gelirim çok şükür..

Ben: ahahaahhha ilahi abla... en iyisini yapmışsın nasıl rahatladım anlatamam...

Böyle işte dostlar ilk huzur kıvılcımı düştü bloğuma yangını durdurabilene aşk olsun... Bizim aile de artık bardağın yarısı dolu! siz de durumlar nasıl? NaKHaR

30 Haziran 2009





MEZUNİYET

Organizasyon konusundaki aksaklıkların canımı sıkması, her kafadan bir ses çıkması, sınavlara çalışmam lazım, tezimi tamamlamam lazım derken gündemimin mezuniyet balosundan çok çok uzaktaydı...

Arkadaşlarımın "sensiz eğlence olmaz" ısrarlarına rağmen gitmek için içimde en ufak bir istek yokken bir anda balonun yaklaşması, organizasyonun kusursuzlaşması yavaş yavaş gitme isteğini de beraberinde getirmişti bana...

Gitmeye karar verdiğim anda, kontenjan konusu nedeniyle gidemeyeceğimi öğrenmem bir olmuştu ve benim için mezuniyet balosu bir daha indirilmemek üzere rafa kaldırılmıştı...






Ta ki balodan bir gün önce arkadaşlarımın organizasyonu düzenleyen hocamıza saatlerce dil dökmeleri ve davetiyemi alıp adımı yazdırmaları neticesinde bana yaşattıkları şokla beraber son buldu tüm kararsızlıklar... Takım elbise, ayakkabı o bu şu derken herşeyi bir gün içinde halledivermiştim...

Gecede en çok dans eden, yetmezmiş gibi masaların üzerine çıkıp deliler gibi eğlenen sadece bizim masaydı... Arkadaşların haklı çıkmasına sevindim... Balo biterken bazı arkadaşlarımın sarhoş olup ağlamaları, sevgilileriyle tartışmalarını saymazsak muhteşem bir geceydi...

True Blue Beach / İstanbul'dan muhabiriniz NaKHaR :)